ARTICLE
4 March 2026

17 Şubat 2026 Tarihli Resmi Gazete'de Yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin Rekabet Kurumunun Yerinde İnceleme Yetkisine İlişkin 2023/174 E., 2025/224 K. Sayılı Kararı Hakkında

TA
Tunca Attorney Partnership

Contributor

Established by Sidar Tunca in 2006, Tunca Attorney Partnership provides service with more than 70 employees to the clients operating in various national and international sectors. Tunca Attorney Partnership, having a trustworthy business network in Turkey, notably in Ankara, İstanbul and İzmir, offers consultancy service for international companies which are leaders in their sectors in almost every continent including especially Europe, Asia and the Middle East.

Tunca family continues to stand for the sophistication and preventive law service with its mission to educate young and idealist lawyers and provide occupation, and to create an understanding which contributes to an egalitarian, accessible and fair judicial system.

17 Şubat 2026 tarihli ve 33171 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2023/174 E., 2025/224 K. sayılı kararıyla ("Karar"), 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un...
Turkey Antitrust/Competition Law
Tunca Attorney Partnership are most popular:
  • within Real Estate and Construction, Finance and Banking, Food, Drugs, Healthcare and Life Sciences topic(s)

1. Kararın Konusu ve İnceleme Çerçevesi

17 Şubat 2026 tarihli ve 33171 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2023/174 E., 2025/224 K. sayılı kararıyla (“Karar”), 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un “Yerinde İnceleme” başlıklı 15. maddesinde düzenlenen yerinde inceleme yetkisinin Anayasa'ya aykırı olmadığına hükmedilmiştir.

İnceleme konusu hükümler, maddenin birinci fıkrasında yer alan “gerekli gördüğü hallerde” ibaresi ile yerinde incelemenin engellenmesi veya engellenme ihtimalinin bulunması halinde sulh ceza hâkimi kararıyla yerinde inceleme yapılabileceğini öngören üçüncü fıkranın ikinci cümlesidir.

İtiraz başvurularında, söz konusu düzenlemelerin özellikle hukuk devleti ve belirlilik ilkesi, temel hak ve özgürlüklerin sınırlanması rejimi ile konut dokunulmazlığına ilişkin anayasal güvencelere aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Özellikle “gerekli gördüğü hallerde” ibaresinin belirlilik ilkesini zedelediği ve yerinde inceleme mekanizmasının konut dokunulmazlığı kapsamında yeterli anayasal güvenceleri içermediği iddia edilmiştir.

2. Yerinde İnceleme Yetkisi ve Konut Dokunulmazlığı Yönünden Yapılan Değerlendirme

Anayasa Mahkemesi, 4054 sayılı Kanun'un amacına ve Kurul'un görevlerine atıf yaparak yerinde inceleme yetkisinin Kanun'da öngörülen görevlerin yerine getirilmesiyle bağlantılı olduğunu belirtmiştir. Bu bağlamda düzenleme, Anayasa'nın 167. maddesinde Devlete yüklenen piyasaların sağlıklı ve düzenli işleyişini sağlama ve tekelleşmeyi önleme yükümlülüğünün bir yansımasıdır. Dolayısıyla müdahalenin anayasal bir amaca dayandığı kabul edilmiştir.

Mahkeme, yerinde inceleme yetkisinin kapsam ve sınırlarının Kanun'da düzenlendiğini, incelemenin Kurul'un görev alanıyla bağlantılı olduğunu belirterek söz konusu ibarenin belirlilik ilkesine aykırı olmadığı sonucuna ulaşmıştır.  Bu nedenle düzenlemenin Anayasa'da yer alan güvence altına alınan hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil etmediğine karar verilmiştir.

Kararın konut dokunulmazlığı yönünden yapılan değerlendirmesinde, Anayasa'nın 21. maddesi kapsamında açık ve sistematik bir anayasal inceleme yapılmadığı, Mahkemenin değerlendirmesini daha çok Kanun'da öngörülen usule ve özellikle yerinde incelemenin engellenmesi hâlinde sulh ceza hâkimi kararının aranmasına dayandırdığı görülmektedir. İtirazlarda ve karşı oy gerekçelerinde, işyerlerinin özellikle herkesin serbestçe giremediği bölümlerinin konut dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve hâkim kararı olmaksızın gerçekleştirilen yerinde incelemelerin bu güvenceyle bağdaşmadığı ileri sürülmüştür.

Anayasa Mahkemesi, yerinde incelemenin engellenmesi veya engellenme ihtimali bulunması hâlinde sulh ceza hâkimi kararının öngörüldüğünü dikkate alarak düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olmadığı sonucuna ulaşmıştır. Mahkeme ayrıca Kurul'un zor kullanma yetkisinin bulunmadığını da değerlendirmesinde gözetmiştir.

3. Ford Otosan Kararı ile İçtihat Farklılığı

Bu kararın dikkat çekici bir diğer yönü, Anayasa Mahkemesi'nin daha önce verdiği Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. (“Ford Otosan Kararı”) kararındaki yaklaşımıyla ortaya çıkan farklılıktır. 23/03/2023 tarihli ve 2019/40991 başvuru numaralı kararda Mahkeme, Rekabet Kurumu tarafından yapılan yerinde incelemenin konut dokunulmazlığı hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir.

Söz konusu bireysel başvuruda, işyerlerinin herkesin serbestçe giremediği bölümlerinin de Anayasa'nın 21. Maddesi kapsamında korunabileceği kabul edilmiş; hâkim kararı olmaksızın gerçekleştirilen yerinde incelemenin anayasal güvenceyi karşılamadığı sonucuna ulaşılmıştırMahkeme, özellikle işyerlerinde yürütülen yerinde incelemenin konut dokunulmazlığına müdahale teşkil ettiğini ve bu müdahalenin yeterli yargısal güvenceye dayanmadığını değerlendirerek ihlal kararı vermiştir.

Buna karşılık 2026 tarihli norm denetimi kararında Mahkeme, aynı Kanun hükmünü bu kez Anayasa'ya uygun bulmuştur. Her ne kadar karar türleri farklı olsa da, yerinde incelemenin konut dokunulmazlığı kapsamındaki niteliği ve hâkim kararı gerekliliği bakımından önceki içtihatla kıyaslandığında daha dar yorumu benimsediği görülmektedir. Bu durum, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru denetimi ile norm denetimi arasında temel haklara yaklaşım bakımından farklı değerlendirmeler yapabildiğini göstermektedir.

SONUÇ:

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesinde düzenlenen yerinde inceleme yetkisinin ve engelleme hâlinde hâkim kararına bağlanan mekanizmanın Anayasa'nın 2., 21. ve 167. maddelerine aykırı olmadığına karar vermiştir.

Anılan her iki kararda da yerinde inceleme kapsamında çalışanlara ait kişisel cep telefonlarının ve bu cihazlarda yer alan mesajlaşma uygulamalarının incelenmesine ilişkin açık bir değerlendirme yapılmamıştır. Ford Otosan kararında bilişim sisteminde tutulan yazışmalar konut dokunulmazlığı bağlamında ele alınmış olmakla birlikte, kişisel telefonların haberleşme gizliliği ve özel hayatın korunması çerçevesindeki konumu ayrıca tartışılmamıştır. Bu durum, yerinde inceleme yetkisinin dijital ortamdaki sınırları bakımından henüz yeterince somutlaştırılmadığını göstermektedir.

Bununla birlikte, Ford Otosan Kararında konut dokunulmazlığı lehine geliştirilen yaklaşım ile inceleme konusu norm denetimi kararındaki değerlendirme arasındaki fark, rekabet hukuku uygulamaları bakımından doktrinde ve uygulamada tartışılmaya açık bir alan oluşturmaktadır.

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

[View Source]

Mondaq uses cookies on this website. By using our website you agree to our use of cookies as set out in our Privacy Policy.

Learn More