- within Criminal Law, Family and Matrimonial and Environment topic(s)
Son dönemde Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından verilen kararlar, uluslararası tahkim ile yabancı hakem kararlarının tenfizine ilişkin uygulamada önem arz eden çeşitli hususların açıklığa kavuşturulmasına katkı sağlamıştır.
Bu kararlar; tenfiz harçlarının belirlenmesi, tahkim yargılaması sırasında ileri sürülmeyen itirazların sonradan gündeme getirilip getirilemeyeceği, kamu düzeni denetiminin sınırları, şirket birleşmelerinin tahkim anlaşmalarına etkileri, tahkim anlaşmasına uygulanacak hukukun tespiti ve elektronik ortamda akdedilen tahkim anlaşmalarının geçerliliği gibi güncel uyuşmazlık konularını kapsamaktadır.
1. Hakem Kararlarının Tenfizinde Maktu Harç Uygulaması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 24 Şubat 2022 tarihli kararıyla yabancı hakem kararlarının tenfizine ilişkin davalarda maktu harç uygulanması gerektiğini kabul etmiş; bu yaklaşımını 8 Temmuz 2024 ve 6 Ekim 2025 tarihli kararlarında da sürdürmüştür. Böylece, 2016 yılında Harçlar Kanunu'nda yapılan değişiklik doğrultusunda, tenfiz davalarında nispi harç yerine maktu harç uygulanacağı yönündeki içtihat istikrar kazanmıştır.
Bu yaklaşım, yabancı hakem kararlarının tenfizine ilişkin yargılama giderlerinin öngörülebilirliğini artırmakta ve özellikle yüksek meblağlı uyuşmazlıklarda tenfiz sürecinin mali boyutuna ilişkin belirsizlikleri azaltmaktadır.
2. Tahkim Sürecinde İleri Sürülemeyen İtirazlar
Yargıtay’ın son dönem kararlarında, tarafların tahkim yargılaması sırasında ileri sürebilecekleri itirazları daha sonra iptal davası aşamasında gündeme getirip getiremeyeceklerine ilişkin yaklaşım netleştirilmektedir.
Yargıtay, tahkim yargılamasında hakemin niteliklerine ilişkin itirazlar ile sözleşmeyi imzalayan kişinin temsil veya imza yetkisine dair itirazların, ilgili tahkim kurallarında öngörülen süreler içinde ileri sürülmesi gerektiği, bu süre içinde ileri sürülmeyen itirazların iptal sebebi olarak sonradan ileri sürülemeyeceği yönünde karar vermiştir.
Söz konusu kararlar birlikte değerlendirildiğinde, tahkim yargılamasında ileri sürülebilecek usuli itirazların zamanında kullanılmasının, sonradan iptal aşamasında yeniden tartışma konusu yapılmasının önüne geçildiği görülmektedir.
3. Kamu Düzeni İncelemesi ve Ceza Yargılamalarının Etkisi
22 Nisan 2025 tarihli Yargıtay kararında, ICC tahkim kararının tenfizine karşı ileri sürülen sahte bilirkişi raporu ve yalan tanıklık iddiaları değerlendirilmiş; HAGB kararının kamu düzeni bakımından sonuç doğurup doğurmadığı incelenmiştir. İnceleme sonucunda Yargıtay, söz konusu iddiaların tenfizi engelleyecek nitelikte olmadığına ve kamu düzenine aykırılık teşkil etmediğine hükmederek tenfiz talebine yönelik itirazı reddetmiştir.
Anılı karar, kamu düzeni itirazının dar yorumlanması gerektiğini ve ceza soruşturmalarının tek başına tenfizi engelleyemeyeceğini ortaya koymaktadır. Böylece, tahkim kararlarının kesinliği güçlendirilmiş ve tenfiz aşamasında yeni bir itiraz yolu açılmasının önüne geçilmiştir.
4. Şirket Birleşmeleri ve Tahkim Sözleşmesinin Sürekliliği
12 Aralık 2023 tarihli Yargıtay 6. Hukuk Dairesi kararı, birleşme halinde devralan şirketin tahkim kararının tenfizini talep etme ehliyetine sahip olduğunu kabul etmiştir. Mahkeme, birleşme sonrası ortaya çıkan şirketi, önceki tarafın hukuki devamı olarak değerlendirerek tahkim anlaşmasının ve buna bağlı hakların devam ettiğini vurgulamıştır. Bu durum, şirket birleşme işlemlerinde hukuki öngörülebilirliği artırarak tahkim merkezinin güvenilirliğini güçlendirmektedir.
5. Tahkim Anlaşmasına Uygulanacak Hukuk
23 Kasım 2022 tarihli Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararı, tahkim anlaşmasına uygulanacak hukukun belirlenmesinde hakem heyetinin değerlendirmelerine yüksek düzeyde saygı gösterilmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Somut uyuşmazlıkta, sözleşmedeki hukuk seçimi ve tarafların zımni iradesi dikkate alınarak Alman hukuku uygulanmış; bu durum iptal sebebi olarak görülmemiştir. Yargıtay, tahkim kararlarının iptal sebeplerinin sınırlı olduğunu vurgulayarak hakem kararının bu gerekçeyle ortadan kaldırılamayacağını ortaya koymuştur.
6. Dijital Uyum
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23 Ekim 2023 tarihli kararında, elektronik ortamda kurulan sözleşmelerde yer alan tahkim şartlarının geçerliliğini kabul etmiştir. Ulaşım platformu üzerinden yapılan bir işlemde, kullanıcıların çevrimiçi olarak kabul ettiği standart şartlar içindeki tahkim klozunun “yazılılık” şartını karşıladığı ve geçerli olduğu belirtilmiştir. Bu yaklaşım, dijital ortamda elektronik kabul yoluyla kurulan tahkim anlaşmalarının geçerliliğini kabul ederek, çevrimiçi ticari ilişkilerde tahkim şartlarının uygulanabilirliğini güçlendirmektedir.
DEĞERLENDİRME
Son yıllarda Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları birlikte değerlendirildiğinde, Türk yargısının uluslararası tahkim alanında daha öngörülebilir, modern ve tahkim dostu bir yaklaşım benimsediği görülmektedir. Açıklanan kararlarla benimsenen yaklaşım, şekli itirazlardan ziyade esasa odaklanan ve tahkim kararlarının geçerliliğini korumayı önceleyen bir yargısal çizginin güçlendiğini ortaya koymakta; Türkiye’nin uluslararası tahkim bakımından daha güvenilir ve rekabetçi bir merkez olma konumunu pekiştirmektedir.
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.