- with readers working within the Aerospace & Defence industries
- within Real Estate and Construction topic(s)
I. GİRİŞ
Başvurucu, adli tatil içinde yapılan temyiz talebinin süre yönünden reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek Anayasa Mahkemesi'ne (“AYM”) bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvuruya ilişkin Anayasa Mahkemesi kararı (“Karar”) 26/02/2026 tarihinde Resmî Gazete 'de yayımlamış olup işbu bilgi notunda kararın hukuki analizi yapılmıştır.
II. İNCELEME
A. Olayın Özeti
Başvurucu hakkında kasten öldürme suçundan açılan davada Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesince 19/11/2019 tarihinde mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Başvurucu, anılan mahkûmiyet kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından 08/07/2020 tarihinde başvurucunun istinaf başvurusunun esastan reddine temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. Bahse konu karar başvurucu müdafine 21/7/2020 tarihinde tebliğ edilmiş ve başvurucu müdafi tarafından 31/8/2020 tarihinde temyiz başvuru dilekçesi sunulmuştur.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi (Ceza Dairesi) tarafından yapılan incelemede, adli tatil içinde de sürelerin işleyeceğine yönelik değerlendirmelerde bulunulmuş ve temyiz isteminin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle 14/04/2021 tarihinde temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Kararda:
"... İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 08/07/2020 tarih, 2019/2561 E. 2020/834 K. sayılı kararı sanık müdafiine 21.07.2020 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen, sanık müdafiinin temyiz dilekçesini 31.08.2020 tarihinde, 15 günlük yasal süre geçtikten sonra sunduğu işin tutuklu olmasına nazaran adli tatil içerisinde de temyiz süresinin işleyeceği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz isteminin,5271 sayılı CMK'nin 298/1. maddesi uyarınca reddine..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Başvurucu; adli tatil içindeyken sürelerin işlemeyeceğini, tutukluluk hususunun önem arz etmediğini, bu nedenle temyiz dilekçesinin süresinde olduğunu, buna karşın hatalı değerlendirme yapılarak temyiz talebinin reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek AYM'ye bireysel başvuruda bulunmuştur.
B. Değerlendirme
1. Müdahalenin Varlığı
AYM, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (“CMK”) 331. maddesinde yer alan adli tatile rastlayan sürelerin işlemeyeceğine yönelik düzenleme göz önüne alındığında başvurucunun adli tatil içinde yaptığı temyiz isteminin -tutuklu işler bakımından adli tatilde sürelerin durmayacağına yönelik değerlendirmelere istinaden- süre yönünden reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkına yönelik açık bir müdahale teşkil ettiğini ifade etmiştir.
2. Müdahalenin İhlal Niteliğinde Olup Olmadığı
Kararda; mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının görünümlerinden biri olduğu ve mutlak bir hak olmadığı belirtilmiştir. Bir başka ifadeyle, mahkemeye erişim hakkının sınırlandırılması mümkün olmakla birlikte bahse konu hakka müdahalede bulunulurken Anayasa'nın 13. maddesinin göz önünde bulundurulması gerektiği ifade edilmiştir. Müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme (kanunilik), haklı bir sebebe dayanma, ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olması gerektiği vurgulanmıştır.
Kanunilik koşuluna ilişkin yapılan değerlendirmede öncelikle şekli manada bir kanunun bulunması gerektiği, şeklî manada kanunun Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından Anayasa'da belirtilen usule uygun olarak kanun adı altında çıkarılan düzenleyici yasama işlemi olduğu belirtilmiştir. Kanunilik ilkesinin sağlanabilmesi için kanun metninin ve uygulamasının da bireylerin davranışlarının sonucunu öngörebileceği ölçüde hukuki belirlilik taşıması gerektiği vurgulanmıştır.
Kararda, CMK m.331/f.4'te düzenlenen "Adlî tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır." hükmünün mahkemelerin çalışmaya ara verdikleri adli tatil döneminde ilgililerin hak kaybını engellemeye yönelik olduğu belirtilmiştir.
AYM, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin CMK m.331/f.3 hükmüne istinaden tutukluların Yargıtayda görülen işleri bakımından adli tatilde de sürelerin işleyeceğine yönelik bir yorum ortaya koyduğunu ve bu suretle temyiz talebini süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddettiğini ifade etmiştir. Ancak, Yargıtay tarafından yapılan yorumun, tutuklu sanıkların mahkemeye erişim haklarını kısıtlayan, aleyhe ve kişiler tarafından öngörülmesi mümkün olmayan bir yorum olduğu belirtilmiştir.
Kararda, tutuklu işler bakımından getirilen CMK m. 331/f.3 düzenlemesinin bahse konu işlerin adli tatilde de yargı makamlarınca incelenmesini sağlama amacı taşıdığı ve CMK m.331/f.4'teki adli tatilde sürelerin işlemeyeceğine ilişkin kuralın bir istisnası olmadığı ifade edilmiştir. Bu kapsamda, açık kanuni düzenlemeye rağmen Ceza Dairesinin öngörülemez bir yorum ortaya koyduğu, başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelen müdahalenin kanuni dayanağının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
III. SONUÇ
Anayasa Mahkemesince adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna varılan uyuşmazlık, tutuklu işlerde adli tatile denk gelen sürelerin işleyip işlemeyeceğine yönelik yorum farkına dayanmaktadır.
Esasen 5271 sayılı CMK'nın 331/3. Maddesinde yer alan “Tatil süresince bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay, yalnız tutuklu hükümlere ilişkin veya Meşhud Suçların Muhakeme Usulü Kanunu gereğince görülen işlerin incelemelerini yapar.” hükmü gereğince adli tatilde tutuklu işlerin incelenmesi devam edeceği için istinaf ve temyiz sürelerinin de işleyeceği sonucunu çıkarmak olanaklıdır. Bununla birlikte aynı maddenin dördüncü fıkrasında “Adlî tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.” hükmüyle birlikte değerlendirildiğinde, herhangi bir sınırlama olmaksızın tüm sürelerin duracağının açık bir şekilde hüküm altına alındığı görülmektedir.
Tutuklu işlerin adli tatilde de görülmesini irade eden kanun koyucu esasen hak kayıplarının önüne geçmek ve hürriyeti tahdit edilmiş kişilerin dosyalarının sürüncemede kalmaması için ilave tedbir alınmasını temin etmeyi amaçlamıştır. Dolayısıyla lehe olan bu güvencenin adli tatilde istinaf ve temyiz sürelerinin işleyeceği dolayısıyla somut olayda olduğu gibi temyiz isteminin zamanında yapılmadığı şeklinde aleyhe yorumlanmasının, hükmün konuluş amacıyla bağdaşmayacağı söylenebilecektir.
Yüksek Mahkeme kararının hakkaniyete uygun olduğunu belirtmek mümkündür. Öncelikle adli tatilde görülen işler bakımından genel kural CMK m.331/f.4'te belirtilen adli tatilde sürelerin işlemeyeceği kuralı olup bu kuralın amacı adli tatil süresinde ceza yargılamasının tarafı olan kişilerin olası hak kaybına uğramalarını engellemektir. Bu kuralın açık bir istisnası madde metninde belirtilmemiştir.
Tutuklu işlerde adli tatile denk gelen sürelerin işlemeyeceğine dair AYM'nın lehe olan bu yorumunun, önceki uygulamaya göre esaslı bir değişikliğe neden olması nedeniyle, uygulamada ilk derece, istinaf ve temyiz süreçlerinde zaman içerisinde yerleşeceği değerlendirilmektedir.
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.
[View Source]