Finansal yeniden yapılandırma nedir? sorusu, ekonomik darboğaz yaşayan şirketlerin sürdürülebilirliği açısından 2026 yılında en çok karşılaşılan hukuki meselelerin başında gelmektedir. Küresel ve yerel ekonomik ortamdaki dalgalanmalar, şirketlerin nakit akış yönetimlerini zorlaştırmakta ve borç yükümlülüklerinin ifasını bazen imkansız hale getirmektedir. Bu makalede, 5411 sayılı Kanun kapsamındaki Geçici 32. madde uyarınca yürütülen finansal yeniden yapılandırma süreçlerinin hukuki altyapısı, bu anlaşmaların mevcut borç ilişkilerine etkisi, süreci yöneten yönetim kurulu üyelerinin şahsi sorumluluk sınırları incelenecektir ve bu sürecin yöneticilerin sorumluluk rejimine etkileri ele alınmaktadır.
Türk hukuk sisteminde bu duruma bir çözüm olarak sunulan Finansal Yeniden Yapılandırma (FYY) mekanizması, borçlu şirketlerin ticari varlıklarını sürdürebilmeleri ve alacaklı bankaların tahsilat kabiliyetlerini koruyabilmeleri için kurgulanmış bir rehabilitasyon sürecidir. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun Geçici 32. maddesiyle yasal zemine oturtulan bu süreç, sadece bir finansal operasyon değil, aynı zamanda Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve Türk Borçlar Kanunu (TBK) kapsamında derin hukuki sonuçlar doğuran bir süreçtir. Bu makalede, FYY Çerçeve Anlaşmalarının hukuki karakteri,
I. Finansal Yeniden Yapılandırmanın Yasal Çerçevesi ve Amacı
Türkiye'de finansal yeniden yapılandırma, 2018 yılından bu yana uygulanan ve son olarak 2023 yılında süresi uzatılan geçici maddelerle şekillendirilmiştir. Mekanizmanın temel amacı, geçici olarak ödeme güçlüğü çeken ancak "borç ödeme kabiliyeti" (viability) bulunan şirketlerin borçlarının vadeye yayılması, faiz oranlarının güncellenmesi veya borcun kısmen silinmesi/sermayeye dönüştürülmesi yoluyla ekonomiye kazandırılmasıdır.¹
Sürecin işletilebilmesi için öncelikle bankalar ve finansal kuruluşlar arasında bir "Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşması" (FYYÇA) imzalanır. Bu anlaşma, tekil şirket bazlı değil, genel uygulama prensiplerini belirleyen bir "protokoller bütünüdür." Şirketler ise bu genel çerçeveye dayanarak kendi alacaklı bankalarıyla "Münferit Yapılandırma Sözleşmeleri" imzalarlar.²
II. FYY Çerçeve Anlaşmalarının Hukuki Niteliği: Tadil mi, Tecdit mi?
Hukuk doktrininde FYY sözleşmelerinin en çok tartışılan yönü, bu sözleşmelerin mevcut kredi borçlarını sona erdirip yeni bir borç doğurup doğurmadığıdır. Borç yapılandırması tadil mi tecdit mi? Bu ayrım, TBK m. 133 uyarınca "Tecdit" (Yenileme) kavramıyla ilgilidir.
- Tecdit (Yenileme) İhtimali: Eğer yapılandırma sözleşmesiyle taraflar, eski borcu tamamen ortadan kaldırıp yerine yeni bir hukuki sebep veya miktar üzerinden anlaşıyorlarsa, tecdit söz konusudur. Tecdit durumunda, eski borca bağlı olan tüm fer'i haklar (rehin, ipotek, kefalet) kural olarak sona erer.³ Bu, alacaklı bankalar için büyük bir risk oluşturduğu için, FYYÇA metinlerinde genellikle borcun yenilenmediği, sadece şartlarının değiştirildiği vurgulanır.
- Tadil (Değişiklik) Niteliği: Uygulamada FYY sözleşmeleri genellikle bir "tadil sözleşmesi" niteliğindedir. Yani borcun vadesinin uzatılması, faiz oranının indirilmesi veya ek teminat alınması mevcut borç ilişkisini sona erdirmez, sadece içeriğini revize eder.⁴ Bu durum, bankaların mevcut teminatlarını korumasını sağlar.
III. Yönetim Kurulu Üyelerinin TTK m. 369 Kapsamındaki Özen Yükümlülüğü
Bir şirketin finansal yapılandırma masasına oturması, yönetim kurulu için en stratejik kararlardan biridir. TTK m. 369 uyarınca yönetim kurulu üyeleri, görevlerini yerine getirirken "tedbirli bir yöneticinin özeniyle" hareket etmek zorundadırlar.⁵
Yapılandırma sürecinde üyelerin özen yükümlülüğü şu üç aşamada test edilir:
- Bilgilendirme (Due Diligence): Üyeler, şirketin mali durumunu net bir şekilde ortaya koyan bağımsız denetim raporlarına ve değerleme uzmanlarının görüşlerine dayanmalıdır.
- Dürüstlük ve Şeffaflık: Yapılandırma planının şirketi gerçekten kurtarıp kurtarmayacağı, yoksa sadece iflası öteleyerek alacaklıların zararını mı büyüteceği analiz edilmelidir.
- Menfaat Çatışmasından Kaçınma: Üyelerin veya onlara yakın kişilerin şahsi kefaletlerinin yapılandırma yoluyla kaldırılması gibi "şahsi menfaat" odaklı kararlar, m. 369'un ağır ihlalidir.
IV. "İş Adamı Kararı İlkesi" (Business Judgment Rule) ve Koruma
FYY süreci, doğası gereği yüksek risk içerir. Yapılandırma sonrası şirket yine de başarılı olamaz ve iflas ederse, yönetim kurulu üyeleri sadece "karar başarısız oldu" diye sorumlu tutulabilir mi? İş adamı kararı ilkesi nedir? sorusunun cevabı, yöneticinin dürüstçe ve yeterli bilgiyle aldığı riskli kararlardan dolayı şahsen sorumlu tutulmamasıdır; bu durum FYY masasında yöneticiler için en büyük yasal korumadır.
Burada Türk hukukunda kabul gören "İş Adamı Kararı İlkesi" devreye girer. Eğer üyeler;
- Kararı alırken şahsi bir menfaat gütmemişlerse,
- Yeterli araştırma yapmış ve bilgiyle donatılmışlarsa,
- Şirketin menfaatine olduğuna dürüstçe inanarak hareket etmişlerse, mahkemeler bu kararın "yerindeliğini" denetlemez.⁶ Üyeler, sonucun olumsuzluğundan dolayı şahsi mal varlıklarıyla sorumlu olmazlar. Ancak bu korumadan yararlanmak için sürecin profesyonel hukuk ve finans danışmanları eşliğinde yürütüldüğünün belgelenmesi hayati önemdedir.
V. Yapılandırma Kararlarının Alacaklılar Üzerindeki Etkisi ve İptal Davaları
FYY sürecinde bazı alacaklılara öncelik verilmesi veya şirketin önemli bir mal varlığının bankaya ek teminat olarak verilmesi, diğer (banka dışı) alacaklılar tarafından İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 277 uyarınca "Tasarrufun İptali Davası"na konu edilebilir.
Ancak 5411 sayılı Kanun Geçici m. 32, bu konuda müteşebbislere ve bankalara bir "güvenli liman" sağlamıştır. Düzenlemeye göre, FYY kapsamında yapılan işlemler "alacaklılardan mal kaçırma" olarak nitelendirilemez ve hileli iflas suçu oluşturmaz.⁷ Bu muafiyet, yönetim kurulu üyelerinin hem cezai hem de hukuki sorumluluğunu minimize eden çok güçlü bir düzenlemedir.
VI. Sosyal Güvenlik ve Vergi Borçları Açısından Sorumluluk
Şirketin banka borçları yapılandırılırken, kamu borçlarının (SGK primleri ve vergiler) durumu ihmal edilmemelidir. 6183 sayılı Kanun m. 35 ve mükerrer m. 35 uyarınca, şirketten tahsil edilemeyen kamu alacaklarından yönetim kurulu üyeleri "şahsen ve doğrudan" sorumludur.⁸ FYY planı hazırlanırken, bankalara ödeme yapılırken kamu borçlarının aksatılması, üyelerin yapılandırma zırhını delen bir noktadır. Bu nedenle yapılandırma nakit akış tablosunda kamu ödemelerine öncelik verilmesi, yöneticinin şahsi riskini yönetmesi açısından elzemdir.
Sonuç
Finansal yeniden yapılandırma sözleşmeleri, borç sarmalındaki bir şirket için "yaşam destek ünitesi" gibidir. Bu süreçte imzalanan çerçeve anlaşmaları ve münferit sözleşmeler, hukuken borcun tadili niteliğindedir ve dikkatle yönetilmesi gereken teminat ilişkileri barındırır. Yönetim kurulu üyeleri için FYY süreci, hem bir kurtuluş yolu hem de bir "sorumluluk mayın tarlasıdır." TTK m. 369 uyarınca profesyonel bir "due diligence" süreci işleten ve İş Adamı Kararı İlkesi'ne sığınabilecek bir karar alma mekanizması kuran yöneticiler, bu süreçten hukuken hasarsız çıkabilirler.
Özetle, yönetim kurulu sorumluluğu FYY sürecinde basiretli tacir ölçütü ve TTK 369 özen yükümlülüğü dairesinde değerlendirilmeli, süreç şeffaf bir 'due diligence' ile yönetilmelidir. Eskişehir gibi ticaretin güçlü olduğu bir merkezde, sanayicilerin "şirketi kurtarmaya çalışırken şahsi mal varlığını riske atmaması" için finansal yapılandırma sürecinin hukukçular, finansçılar ve denetçilerden oluşan bir ekip tarafından yönetilmesi bir tercih değil, yasal zorunluluktur.
Dipnotlar
- 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, Geçici m 32.
- Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşmalarının Onaylanması, Kabulü ve Uygulanmasına İlişkin Genel Yönetmelik, m 4. (https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2002/04/20020411.htm#9)
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m 133.
- Tamer Bozkurt, Ticari İşletme Hukuku (10. baskı, Yetkin Yayınları 2023) 420.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m 369.
- Ünal Tekinalp, Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku (5. baskı, Vedat Kitapçılık 2020) 312.
- 5411 sayılı Kanun, Geçici m 32/8.
- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Mükerrer m 35. (https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6183&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=3)
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.