- in United States
- with readers working within the Banking & Credit industries
- within Transport topic(s)
Giriş
Kripto paralar, dijitalleşen finansal sistemin en tartışmalı unsurlarından biri olarak Türk hukukunda da gündemdeki yerini almıştır. Kripto paraların hukuki niteliği konusunda doktrinde farklı görüşler bulunmakla birlikte, cebri icra hukuku bakımından temel mesele bu varlıkların borçlunun malvarlığı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve dolayısıyla haczedilebilir olup olmadığıdır.
I.Kripto Para Tanımı
Kripto Para, çeşitli şifreleme yöntemleriyle oluşturulan ve transferi sağlanan değişim aracı olması amacıyla tasarlanmış dijital bir varlıktır. Kripto Para birimleri bir tür dijital, alternatif ve sanal para birimleridir.1
Kripto para birimleri, elektronik para ve diğer nakdi para birimlerinin aksine merkezi bir otoriteye bağlı değillerdir.2
Adını kriptografi yani şifreleme yönteminden alan kripto paraların en önemli özelliği güvenli yapısı ve merkeziyetsiz olmasıdır. Yani kripto para birimleri klasik para birimlerinden farklı olarak merkezi bir otorite aracılığıyla belirlenmemektedir.
Kripto paralar, özellikle 2009 yılında Bitcoin'in ortaya çıkışı ile birlikte küresel düzeyde hızla yaygınlaşmış, gerek bireysel gerek kurumsal yatırımcılar açısından önemli bir ekonomik değer haline gelmiştir. Ancak bu yeni varlık türü, klasik hukuk sistemleri tarafından henüz tam anlamıyla düzenlenmemiştir.
II. Türkiye'de Kripto Varlıkların Hukuki Nitelikleri Hakkında Düzenlemeler
Türk hukukunda kripto varlıklara ilişkin ilk resmi tanım, 16.04.2021 tarihli ve 31456 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmelik" ile yapılmıştır. Yönetmeliğin 3. maddesi uyarınca kripto varlık; "dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak sanal olarak oluşturulup dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan, ancak itibari para, kaydi para, elektronik para, ödeme aracı, menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı olarak nitelendirilmeyen gayri maddi varlıklar" şeklinde tanımlanmıştır.
Sermaye Piyasası Kanunu 3. Maddesi bb bendi ise "Kripto varlık: Dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlıklar" şeklinde tanımlamıştır.
Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmelikteki bu tanım, kripto paraların mevcut hukuki kategorilerden farklı olduğunu ortaya koymakta, ancak onların ekonomik değerini ve paraya çevrilebilirliğini ortadan kaldırmamaktadır.
Bu düzenlemeye göre:
- Ödemelerde kullanılamazlar.
- Ödeme hizmetleri sağlamak veya elektronik para ihracı için kullanılamazlar.
- Kripto para borsaları, kripto varlık fonlarının diğer kurumlara aktarılmasına aracılık edemezler.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) kripto varlıklara ilişkin görüşlerini belirten bir diğer kurumdur. SPK her ne kadar kripto para kullanımının riskli olduğuna yönelik uyarılarda bulunsa da bu varlıkların menkul kıymet ve borç aracı olarak kabul edilebileceklerini belirtmektedir.
Son yıllarda SPK, kripto varlıklara yönelik fiilî düzenlemelere geçiş yapmıştır. 2024 yılında Sermaye Piyasası Kanunu'nda yapılan bir değişiklikle (7518 sayılı Kanun) kripto varlık kavramı tanımlanmış ve kripto varlık platformları (hizmet sağlayıcılar) SPK'nın düzenleme ve denetim yetkisi kapsamına alınmıştır (bkz. SPK m. 35/B, 35/C, 99/A, 99/B). Bu yeni çerçevede SPK, kripto varlık hizmet sağlayıcılarını yetkilendirme, izleme ve denetleme görevini üstlenmiştir.
Türk İcra hukuku bakımından temel soru ise; kripto paraların borçlunun malvarlığına dahil edilip edilemeyeceği ve haczedilip haczedilemeyeceğidir.
III. Kripto Paraların Hukuki Niteliği
- Yönetmelikteki Tanımın Sınırları
Yönetmelik, kripto varlıkların ödemelerde kullanılmasını yasaklamakta, ödeme hizmeti sağlayıcılarının kripto varlıklara aracılık etmesini sınırlamaktadır. Ancak bu düzenleme, kripto varlıkların malvarlığı değeri olarak kabul edilmesine engel teşkil etmemektedir.
- Doktrindeki Tartışmalar
Kripto paraların hukuki niteliği konusunda farklı görüşler ileri sürülmektedir:
- Para görüşü, kripto paraların ekonomik fonksiyonları itibariyle birer para olduğunu savunur.
- Eşya görüşü, kripto paraların maddi varlık taşımadığı gerekçesiyle klasik anlamda "eşya" sayılamayacağını, ancak taşınır hükmünde değerlendirilebileceğini öne sürer.
- Malvarlığı değeri görüşü, kripto paraların herhangi bir hukuki kategoriye tam olarak oturmasa da, ekonomik değer taşımaları sebebiyle borçlunun malvarlığı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürer.
- İstanbul 24'üncü İcra Hukuk Mahkemesinin 19.4.2021 tarihli ve E.2021/586, K.2021/675 sayılı kararı ile, kripto varlıkların 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 89'uncu maddesi kapsamında değerlendirilmesi üzerine, " ... bu tür paraların da emtia veya menkul kıymet kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bir çeşit dijital döviz veya sanal para olarak kabul edildiği, dolayısıyla haczedilebileceği" yönünde hüküm tesis edilmesi dikkat çekicidir.3
- Cebri İcra Hukuku Açısından Önemi
İcra ve İflas Kanunu ("İİK") m. 85'e göre, borçlunun paraya çevrilebilecek her türlü malvarlığı değerinin haczi mümkündür. Bu sebeple kripto paraların hukuki niteliği tartışmaları, icra hukuku açısından ikincil önemdedir. Esas mesele, bu varlıkların fiilen tespit edilmesi ve muhafaza altına alınabilmesidir.
IV. Haciz Kavramı ve Kripto Paralara Uygulanması
- Haczin Genel Çerçevesi
Haciz, borçlunun malvarlığına hukuken el koyma işlemidir. Uygulamada bu el koyma, muhafaza tedbirleri aracılığıyla gerçekleşmektedir. Taşınır, taşınmaz ve alacakların haczine dair İcra ve İflas Kanunda açık hükümler bulunmasına rağmen, kripto paralara özgü düzenleme mevcut değildir.
- Kripto Paraların Saklandığı Yere Göre Değerlendirme
- Merkezi platformlar: Kripto para borsaları, kullanıcı adına cüzdan hesabı açarak varlıkların saklanmasını sağlar (SPK Article 3, subparagraph (aa) and (çç)). Bu platformlar, İİK m. 89 anlamında üçüncü kişi sayılabilir. Dolayısıyla borçlunun bu platformlardaki varlıkları, haciz ihbarnamesi ile hukuken haczedilebilir.
- Sıcak cüzdanlar: Kullanıcının doğrudan kontrolünde olan yazılım tabanlı cüzdanlardır. Burada üçüncü kişi muhatap bulunmadığından, İİK m. 89 hükümleri işletilemez. Ayrıca anonimlik özelliği, borçlunun cüzdanla ilişkilendirilmesini zorlaştırmaktadır.
- Soğuk cüzdanlar: Donanım tabanlı cüzdanlardır ve fiziksel aygıt niteliği taşırlar. Bu nedenle İİK m. 88'de yer alan "kıymetli şeyler" kapsamında değerlendirilerek fiilen muhafaza altına alınmaları mümkündür. Ancak cihazın içeriğinin teknik olarak incelenmesi zorluk arz etmektedir.
- Mal Kaçırma Riski
Kripto paraların transfer kolaylığı ve anonimlik özelliği, borçlular açısından mal kaçırma aracı haline gelme riskini doğurmaktadır. Bu, cebri icra hukukunun etkinliğini azaltan bir unsurdur.
- Mevzuattaki Düzenlemeler ve Eksiklikler
- Yönetmelik ve Güncel Düzenleme
Yönetmelik, kripto varlıkların ödeme aracı olarak kullanılmasını yasaklamakta; ödeme ve elektronik para kuruluşlarının kripto varlık hizmet sağlayıcılarıyla işlem yapmalarını engellemektedir. Ancak bu düzenleme haciz prosedürüne doğrudan bir hüküm getirmemekteydi. Buna karşılık, 2024 yılında yürürlüğe giren 7518 sayılı Kanun ile Sermaye Piyasası Kanunu'na eklenen 99/B maddesinin yedinci fıkrası, kripto varlıkların haczi ve el konulması konusunda açık hükümler içermektedir. Buna göre, müşterilere ait nakit ve kripto varlıklara ilişkin tedbir, haciz ve benzeri her türlü idari ve adli talepler münhasıran kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından yerine getirilir. Ayrıca bu varlıkların bilişim sistemleri üzerinden sorgulanması ve elektronik ortamda haczi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 78. maddesi ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında mümkün hâle gelmiştir. Adli makamlarca el konulan kripto varlıklar ise, Kurulca yetkilendirilmiş saklama hizmeti sağlayıcıları nezdindeki cüzdanlarda muhafaza edilir.
Bu kapsamda, icra takiplerine konu dosyalarda alacaklının talebi doğrultusunda artık doğrudan kripto varlık hizmet sağlayıcısına müzekkere yazılarak borçlunun hesap bilgilerinin tespiti ve varlıklarının haczi talep edilebilmektedir4. Borçlunun kripto varlığı mevcutsa, bu varlık paraya çevrilerek alacaklının alacağı tahsil edilmekte veya mahsup edilmektedir. Niteliği itibariyle menkul kıymet olarak kabul edilen bu varlıkların nakde çevrilmesi, satış işlemi niteliği taşır; bu nedenle satış kararlarında tarih ve saat belirtilmesi önemlidir. Zira kripto varlık fiyatları yüksek volatiliteye sahiptir ve satış işlemi belirtilen tarih ve saat itibariyle gerçekleştirilmelidir.
Öte yandan, kişisel elektronik cüzdanlarda tutulan (örneğin soğuk cüzdanlardaki) kripto varlıkların haczedilebilmesinin tek olanağı borçlunun mal beyanında bulunmasıdır. Zira bu tür cüzdanlar sadece şifre ile erişilebilen özel sistemlerdir; herhangi bir merkezî kayıt sistemi bulunmadığı gibi, kullanıcıya ait olduğu ispatlanmadıkça teknik olarak bu cüzdanlara erişim de mümkün değildir.5
- MASAK Düzenlemeleri
Kripto varlık hizmet sağlayıcıları, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) yükümlüleri arasına alınmış ve aşağıdaki yükümlülüklere tabi tutulmuştur:
- Müşteri kimlik tespiti,
- İşlemlerin sürekli izlenmesi,
- Şüpheli işlem bildirimi,
- Bilgi ve belgelerin güncel tutulması.
Bu yükümlülükler, takip borçlusunun merkezi platformlardaki kripto varlıklarının tespitini ve takibini kolaylaştıran önemli araçlar olarak işlev görmektedir.
- Eksiklikler ve Uygulamadaki Belirsizlikler
Her ne kadar SPK m. 99/B f.7 hükmüyle merkezi kripto varlık hizmet sağlayıcıları üzerinden yürütülecek haciz işlemleri için bir çerçeve çizilmiş olsa da, soğuk ve sıcak cüzdanlarda (kullanıcının kendi kontrolünde tuttuğu cüzdanlar) saklanan kripto varlıkların haczine ilişkin olarak halen açık ve ayrıntılı bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durum, özellikle borçlunun mal beyanında bulunmadığı ya da cüzdan anahtarını paylaşmadığı hâllerde, icra dairelerinde farklı uygulamalara ve hukuki belirsizliklere yol açmaktadır.
V. Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar
- Aidiyetin ispatı: Cüzdanların anonim yapısı, borçlu ile kripto varlık arasındaki bağlantının kurulmasını güçleştirmektedir.
- Teknik erişim engeli: Cüzdanların şifrelenmiş yapısı, haczin fiilen uygulanmasını zorlaştırmaktadır.
- Uluslararası transfer riski: Kripto varlıkların sınırsız transfer edilebilirliği, yurtdışına aktarılan varlıklara erişimi imkânsız hale getirebilmektedir.
- İcra dairelerindeki belirsizlik: Açık düzenleme yetersizliği nedeniyle farklı icra müdürlükleri farklı uygulamalar geliştirmektedir.
Sonuç olarak; Kripto paraların hukuki niteliği konusundaki tartışmalar sürmekle birlikte, cebri icra hukuku bakımından bu tartışmanın sınırlı bir önemi bulunmaktadır. Önemli olan, bu varlıkların paraya çevrilebilirliği ve ekonomik değeridir.
- Merkezi platformlarda bulunan kripto varlıkların, SPK düzenlemeleri ile İİK m.89 çerçevesinde haczi mümkündür.
- Soğuk cüzdanların, İİK m. 88 kapsamında "kıymetli şeyler" olarak değerlendirilmesi ve fiilen muhafaza altına alınması mümkündür.
- Sıcak cüzdanlarda teknik ve hukuki zorluklar bulunsa da kripto paraların haczedilemez olduğu sonucuna varılamaz.
Bu bağlamda, kripto paraların Türk icra hukuku bakımından haczedilebilir olduğu, borçlunun banka hesabındaki paranın haczi usulüyle kripto paranın da haczinin mümkün olduğu kanaatindeyiz. Ancak etkin bir uygulama için özel düzenlemelere ihtiyaç duyulduğu açıktır.
Footnotes
1 İlker Mete ÖZSOY, Kripto Para Haczi, Ankara 2021, s.31.
2 (http://wikipedia.org).
3 https://ms.hmb.gov.tr/uploads/sites/8/2024/01/6Kripto-Varliklarin-Vergilendirilmesi-2022
4 https://av-saimincekas.com/icra/kripto-para
5 Av.İlker Mete ÖZSOY,Kripto Para Haczi 2021 Ankara s.96.
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.