ARTICLE
1 June 2026

Denizcilikte Yeni Dönem: Kabotaj Kanunu’nun 100. Yılı Ve 2026’da Türk Bayraklı Gemileri Bekleyen Düzenlemeler

Turkey's maritime sector enters a transformative era as the Cabotage Law reaches its centennial milestone. What regulatory changes await Turkish-flagged vessels in 2026, and how will these new maritime regulations reshape the industry's operational landscape?
Turkey Transport
Esenyel Partners are most popular:
  • within Criminal Law, Family and Matrimonial and Environment topic(s)

1 Temmuz 2026, Türk denizcilik hukuku bakımından yalnızca sembolik bir yıl dönümü değildir. 815 sayılı Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj) ve Limanlarla Kara Suları Dahilinde İcrayı San’at ve Ticaret Hakkında Kanun’un yürürlüğe girişinin 100. yılı, aynı zamanda Türk bayraklı gemiler açısından sicil, vergisel teşvik, çevresel uyum, dijital raporlama ve güvenlik yükümlülüklerinin birlikte değerlendirilmesini gerektiren yeni bir döneme denk gelmektedir.

Bu yazıda kabotaj hakkının kapsamı, Türk Uluslararası Gemi Sicili (TUGS) rejiminde 2026 itibarıyla uygulanacak mali çerçeve, fosil yakıt kullanmayan gemilere tanınan teşvikler, AB ETS ve FuelEU Maritime yükümlülükleri ile 1 Ocak 2026’da yürürlüğe giren SOLAS/MARPOL konteyner kaybı bildirim kuralları ele alınmaktadır.

Denizlerdeki Egemenliğin Ticarete Yansıması: Kabotaj

Kabotaj hakkı, en yalın biçimiyle, bir devletin kendi kıyıları, limanları, iç suları ve kara suları arasındaki deniz taşımacılığı ve belirli deniz hizmetlerini kendi vatandaşlarına ve kendi bayrağını taşıyan gemilere tahsis etmesidir. Türkiye bakımından bu hak, Lozan sonrası kapitülasyon rejiminin tasfiyesi ve ekonomik egemenliğin deniz ticareti alanında kurumsallaştırılması bakımından özel bir öneme sahiptir.

815 sayılı Kanun, Türkiye sahillerinin bir noktasından diğerine yolcu ve yük taşınmasını, sahillerde ve limanlar dâhilinde veya limanlar arasında cer, kılavuzluk ve liman hizmetlerinin yürütülmesini Türk bayrağı taşıyan gemilere özgülemiştir. Kanun ayrıca nehirler, göller, Marmara havzası, Boğazlar ve kara suları içindeki körfez, liman ve koylarda ticari deniz araçlarının işletilmesi ile bazı deniz mesleklerinin icrasını Türk vatandaşlarına hasretmektedir.

Bununla birlikte kabotaj rejimi, yabancı bayraklı gemilerin Türkiye ile yabancı ülke limanları arasında uluslararası taşıma yapmasına engel değildir. Sınırlama, esasen Türkiye limanları ve kıyıları arasındaki iç taşıma ve kanunda sayılan liman/deniz hizmetleri bakımındadır. Bu ayrım, özellikle karma hat işleten armatörler, charterer’lar, acenteler ve liman hizmeti sağlayıcıları açısından uygulamada önem taşır.

TUGS Rejimi Bakımından 2026’da Geçerli Vergi ve Harçlar

Türk Uluslararası Gemi Sicili, Türk deniz ticaret filosunun rekabet gücünü artırmak ve Türk bayrağı altında işletmeyi teşvik etmek amacıyla 4490 sayılı Kanun ile düzenlenmiştir. TUGS’a kayıtlı gemi ve yatların işletilmesinden ve devrinden elde edilen kazançlar gelir ve kurumlar vergileriyle fonlardan istisnadır. Ayrıca TUGS’a kaydedilecek gemi ve yatlara ilişkin alım, satım, ipotek, tescil, kredi, gemi kira, zaman çarteri ve navlun sözleşmeleri bakımından damga vergisi, harç, banka ve sigorta muameleleri vergisi ve fon istisnaları öngörülmüştür.

2026 itibarıyla uygulanacak temel harç rejimi, 4490 sayılı Kanun’un 12. maddesine dayanmaktadır. Buna göre TUGS’a kayıtlı gemiler için kayıt harcı 10.000 ABD Doları karşılığı Türk Lirasına ilave olarak net ton başına 1 ABD Doları; yıllık tonaj harcı ise her takvim yılı için net ton başına 1 ABD Dolarıdır. Yıllık tonaj harcı ocak ve temmuz aylarında iki eşit taksitte tahsil edilir. TUGS’a kayıtlı yatlar için maktu kayıt harcı 5.000 ABD Doları karşılığı Türk Lirasıdır.

TUGS’a kayıtlı gemi veya yatın Türk Loydu’na doğrudan veya çift klaslı olarak kayıtlı olması hâlinde kayıt harcı ve yıllık tonaj harcı bakımından yüzde 50 indirim uygulanır. Harçların Türk Lirası karşılığı hesaplanırken, tescil veya ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuru esas alınır.

Denizcilikte yeşil dönüşüm bakımından en önemli ulusal değişikliklerden biri, 7519 sayılı Kanun ile 4490 sayılı Kanun’a eklenen teşvik hükmüdür. Buna göre Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı veya kaydedilecek ana sevk sistemi sıvılaştırılmış doğal gaz hariç fosil yakıt kullanmayan gemi ve yatlardan kayıt harcı alınmaz; yıllık tonaj harcının ise yalnızca yüzde 50’si tahsil edilir.

Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, teşvikin genel bir “sıfır emisyon” beyanına değil, kanunda tanımlanan ana sevk sistemi kriterine bağlanmış olmasıdır. Dolayısıyla elektrik, hidrojen, amonyak veya benzeri alternatif enerji kaynaklarıyla çalışan yahut bu yönde dönüşüm geçiren gemiler bakımından klas belgeleri, teknik dosyalar, sicil kayıtları ve idareye sunulacak destekleyici belgeler birlikte değerlendirilmelidir.

Ayrıca 618 sayılı Limanlar Kanunu’na eklenen sera gazı emisyon bedeli mekanizması, Türkiye limanlarına gelen veya limanlardan ayrılan ticari gemiler için ayrı bir izleme alanı oluşturmaktadır. Kanun, alınacak bedellerin doğrulanmış sera gazı emisyonları ve AB ETS güncel karbon fiyatı temel alınarak belirlenmesini öngörmektedir. Kapsam, tonaj, sefer bölgesi, oranlar ve izleme-raporlama-doğrulama usullerinin ikincil mevzuatla netleşmesi beklendiğinden, armatör ve işletmecilerin bu alandaki düzenlemeleri yakından takip etmesi gerekir.

Avrupa Limanlarına Uğrayan Türk Bayraklı Gemilerin Etkileneceği “EU ETS” ve “FuelEU Maritime” Emisyon Önlemleri

Avrupa Birliği’nin deniz taşımacılığını karbon fiyatlandırması ve yakıt yoğunluğu standartları içine alması, Türk bayraklı gemiler bakımından da doğrudan sonuç doğurmaktadır. EU ETS, Ocak 2024’ten itibaren bayrağına bakılmaksızın Avrupa Ekonomik Alanı limanlarına uğrayan 5.000 GT ve üzeri büyük gemilerin CO₂ emisyonlarını kapsamaktadır. Sistem, AB içi seferler ve AB limanlarında oluşan emisyonların yüzde 100’ünü; AB dışı limanlarla yapılan seferlerde ise emisyonların yüzde 50’sini dikkate almaktadır. Metan (CH₄) ve diazot monoksit (N₂O) emisyonları da 2026 itibarıyla ETS kapsamına dâhil edilmektedir.

EU ETS yükümlülükleri kademeli olarak artırılmaktadır. 2024 emisyonları için 2025’te yüzde 40, 2025 emisyonları için 2026’da yüzde 70 oranında tahsisat teslim yükümlülüğü uygulanır; 2026 raporlama yılına ilişkin emisyonlar bakımından tam yükümlülük 2027 ve sonrasında devreye girer. Bu nedenle 2026, Türk armatörleri ve gemi işletmecileri için yalnızca raporlama değil, sözleşmesel maliyet paylaşımı, veri doğrulama ve finansal planlama bakımından da kritik bir eşiktir.

FuelEU Maritime ise 1 Ocak 2025’ten itibaren uygulanmaktadır. Düzenleme, Avrupa limanlarına uğrayan 5.000 GT üzerindeki gemilerde kullanılan enerjinin yıllık ortalama sera gazı yoğunluğuna kademeli azaltım hedefleri getirmektedir. İlk hedef, 2025 için 2020 referans değerine göre yüzde 2 azaltımdır. İlk FuelEU raporunun 31 Ocak 2026’ya kadar doğrulayıcıya sunulması gerektiğinden, Avrupa hattında çalışan Türk bayraklı gemilerde yakıt tedariki, veri kaydı, doğrulama ve çarter sözleşmelerinin aynı uyum planı içinde ele alınması gerekir.

SOLAS 2026 Değişiklikleri

1 Ocak 2026 itibarıyla IMO tarafından kabul edilen SOLAS ve MARPOL değişiklikleri yürürlüğe girmiştir. Bu değişiklikler, denize düşen yük konteynerlerinin zorunlu bildirimini uluslararası düzeyde açık bir yükümlülük hâline getirmektedir. Konteyner kaybı, yalnızca yük hasarı veya sigorta meselesi değil; seyir emniyeti, deniz çevresinin korunması, arama-kurtarma ve üçüncü kişilere karşı sorumluluk bakımından da önemli sonuçlar doğurur.

Yeni rejim uyarınca konteyner kaybına karışan geminin kaptanı, olayın ayrıntılarını yakındaki gemilere, en yakın kıyı devletine ve bayrak devletine gecikmeksizin bildirmelidir. Denizde sürüklenen konteyner gören gemiler bakımından da bildirim yükümlülüğü söz konusudur. Bayrak devleti ise ilgili bilgileri IMO’nun GISIS sistemi üzerinden iletmekle yükümlüdür.

Türk bayraklı gemiler bakımından bu değişiklik, şirket güvenli yönetim sistemi (SMS), acil durum talimatları, kaptan bildirim prosedürleri, yükleme ve istif planları, P&I bildirim zinciri ve çarter parti hükümlerinin gözden geçirilmesini gerektirir. Özellikle konteyner gemileri, ro-ro operasyonları ve karma yük taşıyan gemilerde olay bildirimi, delil muhafazası ve sorumluluk dağılımı önceden tasarlanmalıdır.

2026 Gemi Sağlık Resmi ve Operasyonel Maliyetler

2026 yılı bakımından gemi sağlık resmi de operasyonel maliyet planlamasında dikkate alınmalıdır. Sağlık Bakanlığı Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü tarafından duyurulan tarife uyarınca 2026 yılı serbest gemi sağlık resmi her net ton başına 21,67 TL; bilimsel araştırma yapan gemiler ve deniz turizm araçları için indirimli gemi sağlık resmi 7,59 TL olarak belirlenmiştir. Türk bayraklı gemiler için yıllık gemi sağlık resmi ise 50 net ton üzerinde olup 250 net tonu geçmeyen gemilerde net ton başına 17,23 TL; 250 net ton üzerindeki gemilerde net ton başına 38,90 TL olarak uygulanmaktadır.

Bu kalemler tek başına yüksek hukuki risk yaratmasa da, liman uğrak maliyetleri, acente masrafları, emisyon bedelleri, demirleme ve kılavuzluk/römorkaj ücretleriyle birlikte değerlendirildiğinde navlun ve çarter sözleşmelerinde maliyet paylaşımı hükümlerinin güncellenmesini gerekli kılabilir.

Armatör ve İşletmeciler İçin Uyum Gündemi

Kabotaj Kanunu’nun 100. yılına yaklaşırken Türk bayraklı gemiler için uyum gündemi yalnızca bayrak ve sicil işlemlerinden ibaret değildir. Aşağıdaki başlıkların birlikte ele alınması, 2026 ve sonrasında operasyonel süreklilik ve hukuki risk yönetimi bakımından önem taşır.

2026 İçin Öncelikli Uyum Kontrol Başlıkları

  • Bayrak ve Sicil: TTK m. 940 ve 4490 sayılı Kanun kapsamında Türk bayrağı ve kabotaj hakkı şartları kontrol edilmeli.
  • AB Seferleri: EU ETS, MRV ve FuelEU Maritime takvimleri; raporlama, doğrulama ve sözleşmesel maliyet paylaşımı bakımından izlenmeli.
  • SOLAS/MARPOL: Denize düşen veya sürüklenen konteynerlerin bildirimi için SMS, acil durum prosedürleri ve kaptan talimatları güncellenmeli.
  • TUGS Mali Rejimi: Kayıt harcı, yıllık tonaj harcı, Türk Loydu indirimi ve fosil yakıt kullanmayan ana sevk sistemi teşviki ayrı ayrı değerlendirilmeli.
  • Sözleşmeler: Çarter parti, navlun, liman masrafı, emisyon maliyeti ve sigorta hükümleri yeni yükümlülükleri karşılayacak biçimde gözden geçirilmeli.

Kabotajın 100. Yılında Koruma, Rekabet ve Uyum Dengesi

Kabotaj Kanunu, Türk denizciliğinin ekonomik bağımsızlığını simgeleyen temel düzenlemelerden biri olmaya devam etmektedir. Ancak 2026’ya gelindiğinde Türk bayrağı altında faaliyet göstermek, yalnızca ulusal mevzuatın sağladığı korumadan yararlanmak anlamına gelmemekte; aynı zamanda uluslararası emniyet, çevre, raporlama ve sözleşmesel uyum yükümlülüklerini bütüncül biçimde yönetmeyi gerektirmektedir.

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

[View Source]

Mondaq uses cookies on this website. By using our website you agree to our use of cookies as set out in our Privacy Policy.

Learn More