ARTICLE
10 June 2026

Güvenlik Kamerası Sistemlerinde KVKK Uyumu: 8 Haziran 2026 Tarihli Kamuoyu Duyurularının Değerlendirilmesi

E
Egemenoglu

Contributor

Egemenoglu is one of the largest full-service law firms in Turkey, advising market-leading clients since 1968. Egemenoğlu who is proud to hold many national and international clients from different sectors, is appreciated by both his clients and the Turkish legal market with his fast, practical, rigorous and solution-oriented work in a wide range of fields of expertise. Egemenoğlu has been considered worthy of various rankings by the world’s most leading and esteemed rating institutions and legal guides. We have been ranked as Recognized in “Project and Finance” and “Mergers and Acquisitions” areas by IFLR 1000. We also take place among the top- tier law firms of Turkey at the rankings of Legal 500, at which world’s best law firms are regarded, in “Employment Law” and “Real Estate / Construction” areas. Also our firm is regarded as significant by Chambers& Partners in “Employment Law” area as well.
Kişisel Verileri Koruma Kurumu ("Kurum"), 8 Haziran 2026 tarihinde güvenlik kamerası sistemlerinin hukuka uygun biçimde kullanımına ilişkin iki ayrı kamuoyu duyurusu yayımladı. Duyurulardan biri apartman ve site yönetimlerini, diğeri ise işverenleri kapsamaktadır.
Turkey Privacy
Egemenoglu are most popular:
  • within Accounting and Audit, Technology and Transport topic(s)

Kişisel Verileri Koruma Kurumu ("Kurum"), 8 Haziran 2026 tarihinde güvenlik kamerası sistemlerinin hukuka uygun biçimde kullanımına ilişkin iki ayrı kamuoyu duyurusu yayımladı. Duyurulardan biri apartman ve site yönetimlerini, diğeri ise işverenleri kapsamaktadır.

Yayımlanan duyurular; kamera sistemlerinin nerede, hangi amaçla ve nasıl kullanılabileceğini somutlaştırmakta, ölçülülük, mahremiyet, veri güvenliği ve aydınlatma yükümlülüğü gibi kritik konularda veri sorumlularının dikkat etmesi gereken hususları ortaya koymaktadır. Kurum’un açık uyarısına göre duyurularda belirtilen hususlara uyulmaması halinde Kişisel Verileri Koruma Kanunu’nun (“KVKK”) 18. maddesi kapsamında idari para cezası uygulanabilecektir.

I. Apartmanlarda Güvenlik Kamerası Sistemleri

Kurum, apartman ve sitelerde hukuka aykırı kamera yerleştirilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda KVKK ile birlikte 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin de dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır.

Duyuruya göre ortak alanların korunması, bina güvenliğinin sağlanması ve hırsızlık veya mala zarar verme gibi olayların önlenmesi amacıyla ortak alanlara kamera sistemi kurulması mümkündür. Ancak bu sistemlerin kurulması sırasında bina sakinlerinin makul mahremiyet beklentileri her koşulda gözetilmelidir.

Bu kapsamda Kurum'un dikkat çektiği başlıca hususlar şunlardır:

  • Kameralar, daire kapısı açıldığında bağımsız bölümün içini görebilecek açılarda konumlandırılmamalıdır.
  • Merdiven boşlukları ve özel yaşam alanlarını etkileyebilecek noktalar dikkatle değerlendirilmelidir.
  • Kameralar mümkün olan en dar açıdan kayıt almalı; gereksiz alanlar teknik olarak maskelenmelidir.
  • Yüz tanıma ve ses kaydı gibi daha müdahaleci teknolojilerden kaçınılmalıdır.

Kurum ayrıca asansörlerin ortak alan sayılmakla birlikte dar ve kapalı yapıları nedeniyle ayrı bir değerlendirme gerektirdiğini ifade etmektedir. Asansöre kamera kurulması açıkça gerekçelendirilmeli; sürekli kaydın bireylerde yoğun gözetim etkisi yaratabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Apartman ve site yönetimlerinin dikkat etmesi gereken bir diğer husus ise kayıtların saklanma süresidir. Kamera kayıtlarının süresiz şekilde muhafaza edilmesi yerine, belirlenen amaç için gerekli olan makul süre sonunda silinmesi veya imha edilmesi gerekmektedir. Bir olayın meydana gelmesi halinde ise yalnızca ilgili kayıtların hukuki süreç boyunca muhafaza edilmesi uygun olacaktır.

Bunun yanında kayıtların yalnızca yetkili kişiler tarafından görüntülenebilmesi, üçüncü kişilerle paylaşımın engellenmesi ve kamera bulunan alanlarda KVKK'nın 10. maddesi kapsamında gerekli aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesi önem taşımaktadır.

Kişisel Verileri Koruma Kurul’nun (“Kurul”) 2020/560 sayılı kararında, kat malikleri kurulunun tüzel kişiliğinin bulunmamasına rağmen, apartman ve site yönetimleri bakımından kural olarak veri sorumlusu sıfatının kat malikleri kuruluna ait olduğu değerlendirilmiştir. Bununla birlikte Kurul, her somut olay özelinde kişisel veri işleme faaliyetlerine ilişkin kararları alan, veri kayıt sistemini kuran, yöneten ve işleme amaç ve vasıtalarını belirleyen kişi veya birimin ayrıca tespit edilmesi gerektiğini de vurgulamıştır.

Bu noktada Kurum'un duyurusunda belirttiği hususlara uygun hareket edilmediğinin tespiti halinde ilgili veri sorumluları hakkında KVKK'nın 18. maddesi çerçevesinde idari para cezası da uygulanmak suretiyle işlem tesis edilebilecektir.

II. İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemleri

Kurum, işverenlerin iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması, iş kazalarının önlenmesi, iş yeri güvenliğinin temini ile suçların önlenmesi ve tespitine yardımcı olunması gibi somut ve önceden belirlenmiş amaçlarla güvenlik kamerası sistemlerinden yararlanabileceğini kabul etmektedir. Bununla birlikte Kurum, kamera sistemlerinin çalışanların sürekli gözetimi veya performans denetimi amacıyla kullanılmasının özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması hakkı bakımından ciddi riskler doğurabileceğini vurgulamaktadır.

Bu noktada özellikle belirtilmelidir ki; her ne kadar Kamuoyu Duyurusu’nun giriş bölümünde uygulamada ileri sürülen gerekçeler arasında “çalışanların performansının denetlenmesi” ifadesine de yer verilmiş olsa da, duyurunun devamında Kurum tarafından performans takibi, disiplin sağlama veya genel kontrol gibi amaçların meşru amaç kapsamında değerlendirilemeyeceği açıkça ifade edilmektedir. Dolayısıyla çalışanların verimliliğini izleme, sürekli denetim altında tutma veya soyut biçimde disiplin sağlama amacı taşıyan kamera uygulamaları tek başına hukuka uygun veri işleme sebebi oluşturmayacaktır.

Kamera sistemlerinin hukuka uygunluğu değerlendirilirken yalnızca KVKK değil, aynı zamanda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 417. maddesinde düzenlenen işverenin işçinin kişiliğini koruma borcu ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesinde düzenlenen güvenli çalışma ortamı sağlama yükümlülüğü de birlikte dikkate alınmalıdır. İşverenler, gözetim faaliyetlerini bu yükümlülüklerle çelişmeyecek ve çalışanların temel hak ve özgürlüklerini zedelemeyecek şekilde tasarlamak zorundadır.

Kurum’a göre kamera kurulumu öncesinde kişisel veri işleme amacı somut olay özelinde açık ve net biçimde belirlenmelidir. Güvenlik kamerası kullanımında veri minimizasyonu ilkesi esas olup, aynı sonuca daha az müdahaleci yöntemlerle ulaşılmasının mümkün olup olmadığı önceden değerlendirilmelidir. Kamera kullanımının zorunlu olduğu durumlarda dahi işlenecek veri miktarı mümkün olan en düşük seviyede tutulmalıdır.

Bazı faaliyet alanlarında kamera kullanımı mevzuattan kaynaklanan açık bir yükümlülük niteliği taşımaktadır. Nitekim Kurul’un 2022/1249 sayılı kararında, döviz bürolarının ilgili mevzuat uyarınca işlem yapılan vezne ve para makinelerini gösterecek şekilde kamera sistemi bulundurma yükümlülüğü bulunduğuna da değinilmiştir. Ayrıca Kurul’un 2020/494 sayılı kararında, kargo şirketlerinin gönderi kabul merkezlerinde belirli süreyle kamera kaydı tutma yükümlülüğünün “kanunlarda açıkça öngörülme” veri işleme şartına dayandığı belirtilmiştir.

Güvenlik kameraları aracılığıyla gerçekleştirilen veri işleme faaliyetlerinin “ölçülülük” ilkesine uygunluğu ise üç aşamalı şekilde değerlendirilmelidir:
(i) Elverişlilik — kullanılan yöntemin belirlenen amaca ulaşmaya uygun olması,
(ii) Gereklilik — aynı amaca daha hafif müdahale oluşturan başka bir yöntemle ulaşılamaması,
(iii) Orantılılık — kişilerin mahremiyetine yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin bulunması.

Bu kapsamda tüm iş yerini kapsayan geniş açılı gözetim sistemleri, çalışanları sürekli izlemeye elverişli kamera konumları ve yüz odaklı kayıt sistemleri ölçülülük ilkesinin ihlali sonucunu doğurabilecektir.

Kurum'un özellikle önem verdiği hususlardan biri de ses kayıt özelliğine sahip kamera sistemleridir. Ses kaydı, görüntü kaydına kıyasla özel hayatın gizliliğine çok daha ağır bir müdahale niteliği taşıdığından, açık ve zorunlu bir hukuki gerekçe bulunmadıkça bu tür uygulamalardan kaçınılması gerekmektedir.

Kurul'un 2020/212 sayılı kararında, yalnızca görüntü kaydıyla ulaşılabilecek bir amaç bakımından ayrıca ses kaydı alınmasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğu belirtilmiş; görüntü ile birlikte ses kaydı yapılmasının bireylerde sürekli gözetim altında tutuldukları endişesi yaratabileceği, kişilerin özel diyaloglarının da kayıt altına alınmasına yol açabileceği ve bu uygulamanın kişisel verilerin korunması hakkının özüne zarar vereceği ifade edilmiştir. Ayrıca 2023/1461 sayılı kararda, ses kaydının ilgili kişilerin makul mahremiyet beklentisini aşabileceği ve özel hayatın gizliliğine ağır müdahale teşkil edebileceği değerlendirilmiştir.

Kurum ayrıca bazı alanlarda kamera kullanımının açık biçimde hukuka aykırı olacağını belirtmektedir. Özellikle aşağıdaki alanlarda kamera kullanımı mahremiyet hakkının ihlali sonucunu doğurabilecektir:

  • Tuvaletler
  • Soyunma odaları
  • Duş alanları
  • Mescitler ve ibadethaneler
  • Dinlenme ve mola alanları
  • Emzirme odaları

Kurul'un 2022/797 sayılı kararında, çalışanların tuvaletler ve benzeri mahrem alanlarına yakın bölgelerde kamera vasıtasıyla veri işleme faaliyeti gerçekleştirilmesinin çalışanların makul mahremiyet beklentisini zedeleyeceği değerlendirilmiştir. Ayrıca 2023/1356 sayılı kararında, ibadethanelerin kamera ile izlenmesini meşru kılan açık bir yasal düzenleme bulunmadığı ve bu tür görüntülerin kişinin dini inancına ilişkin veri niteliği taşıması nedeniyle KVKK m. 6 kapsamında özel nitelikli kişisel veri olarak değerlendirildiği, dolayısıyla söz konusu kamera uygulamasının hukuka aykırılık oluşturduğu tespit edilmiştir.

İş yerinin kamuya açık alanlarında gerçekleştirilen kamera kayıtlarının yalnızca çalışanları değil; müşteri, ziyaretçi veya çocuklar gibi gözetim kapsamında olmayan kişileri de etkileyebileceği unutulmamalıdır. Özellikle çocuklar gibi özel koruma gerektiren kişilerin veri işleme faaliyetinden etkilenme ihtimali dikkate alınmalı; kamera konumu, görüş açısı ve kayıt yoğunluğu bu doğrultuda belirlenmelidir.

İşverenler ayrıca çalışanları kamera sistemleri hakkında 6698 sayılı Kanun’un 10. maddesi kapsamında usulüne uygun şekilde bilgilendirmek ve aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmek zorundadır. Kurul’un 2023/1461 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, aydınlatma yükümlülüğü veri işleme şartlarından bağımsız olarak ayrıca yerine getirilmesi gereken bir yükümlülüktür. Bu kapsamda yalnızca kamera bulunduğuna ilişkin uyarı levhası asılması her durumda yeterli kabul edilmemekte; veri işleme faaliyetinin kapsamı hakkında ayrıca bilgilendirme yapılması beklenmektedir.

Bunun yanında kamera kayıtlarının saklama süreleri açık şekilde belirlenmeli; sistem üzerinde otomatik imha mekanizması kurulmalı, erişim yetkileri sınırlandırılmalı ve yetki matrisi oluşturulmalıdır. Kamera kayıtlarına yalnızca yetkili kişilerin erişebilmesi sağlanmalı, kayıtların izinsiz paylaşımı engellenmeli ve gerekli teknik ve idari tedbirler uygulanmalıdır.

III. Sonuç

8 Haziran 2026 tarihli kamuoyu duyuruları, Kurum’un güvenlik kamerası sistemlerine ilişkin yaklaşımını önceki Kurul kararlarıyla birlikte daha somut ve uygulamaya dönük hale getirmiştir. Duyurular birlikte değerlendirildiğinde; kamera sistemlerinin yalnızca güvenlik amacıyla kurulmasının yeterli olmadığı, aynı zamanda veri minimizasyonu, ölçülülük, belirli ve meşru amaç, saklama süresinin sınırlandırılması, veri güvenliği ve aydınlatma yükümlülüğü gibi KVKK’nın temel ilkelerine de uygun şekilde işletilmesi gerektiği açıkça ortaya konulmaktadır. Özellikle ses kaydı, yüz tanıma teknolojileri, mahrem alanların izlenmesi ve çalışanların sürekli gözetim altında tutulmasına yol açabilecek uygulamalar bakımından Kurum’un oldukça hassas bir yaklaşım benimsediği görülmektedir.

Bu çerçevede apartman ve site yönetimlerinin kamera sistemlerini 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu ile KVKK hükümleri ışığında yeniden değerlendirmesi; kamera açıları, erişim yetkileri, saklama süreleri ve aydınlatma süreçlerini yeniden gözden geçirmesi önem taşımaktadır. Benzer şekilde işverenlerin de mevcut kamera uygulamalarını yalnızca iş yeri güvenliği perspektifiyle değil, çalışanların özel hayatının korunması ve makul mahremiyet beklentisi bakımından da yeniden ele alması faydalı olacaktır.

Bu kapsamda veri sorumlularına; mevcut kamera sistemleri bakımından hukuki ve teknik uyum denetimi gerçekleştirmeleri, kamera kullanım amaçları, saklama süreleri, erişim yetkileri ve aydınlatma süreçlerini KVKK’nın temel ilkeleri doğrultusunda yeniden değerlendirmeleri tavsiye edilmektedir.

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

See More Popular Content From

Mondaq uses cookies on this website. By using our website you agree to our use of cookies as set out in our Privacy Policy.

Learn More