ARTICLE
12 March 2026

Grev Uygulanan İşyerinde Sendika Üye İşçi Sayısının Azalması

U
Urey Law Firm

Contributor

Ürey Law Firm, founded by Ali Ürey with 40 years of experience, provides comprehensive legal services across various industries. With a team of 15+ experts, we offer tailored, result-oriented solutions in consultancy and litigation. Our client-focused, dynamic approach ensures effective legal and commercial support both nationally and internationally.
Çalışmamız kapsamında, grev kararı alınan ve grev uygulanan işyerinde sendikanın üye çoğunluğunu kaybetmesinin toplu iş sözleşmesi yetkisine etkisi...
Turkey Employment and HR
Urey Law Firm are most popular:
  • within Tax topic(s)

Çalışmamız kapsamında, grev kararı alınan ve grev uygulanan işyerinde sendikanın üye çoğunluğunu kaybetmesinin toplu iş sözleşmesi yetkisine etkisi, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu (SenTİSK) hükümleri ile Yargıtay içtihadı çerçevesinde incelenmektedir.

Within the scope of our study, the effect of a union's loss of membership majority at a workplace where a strike decision has been made and a strike is being implemented on its collective bargaining authority is examined within the framework of the provisions of the Trade Unions and Collective Bargaining Agreement Law No. 6356 and the jurisprudence of the Court of Cassation

1. Toplu İş Sözleşmesi Yetki Süreci

Toplu iş sözleşmesi ehliyeti, işçi sendikaları ile işveren veya işverenin üyesi olduğu işveren sendikasına aittir. Ancak toplu iş sözleşmesi yapabilmek için yalnızca ehliyet yeterli değildir; ayrıca belirli bir işyeri veya işletme bakımından yetki şartlarının da sağlanması gerekir. Yetki, sendikanın Kanun'da öngörülen temsil gücüne sahip olduğunu ifade eder.

SenTİSK'e göre bir işçi sendikasının yetkili sayılabilmesi için iki temel şartı birlikte taşıması gerekir:

  • İşkolu barajı: Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az %1'inin üyesi olması,
  • Çoğunluk şartı: Başvuru tarihi itibarıyla toplu iş sözleşmesi kapsamına girecek işyerinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasını; işletmede ise %40'ını üye olarak temsil etmesi.

Bu şartları taşıdığını düşünen sendika, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na başvurarak yetki tespiti talep eder. İşveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren de yetkili sendikanın belirlenmesi için başvuruda bulunabilir. Bakanlık, kayıtlarına göre yaptığı inceleme sonucunda yetkili sendikayı belirler ve taraflara altı iş günü içinde bildirir. Taraflar söz konusu tespit yazısına karşı itiraz edebilir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından bir işyeri veya işletmede toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili olduğu tespit edilen işçi sendikasının yetkisi; SenTİSK m. 43 uyarınca açılan yetki tespitine itiraz davasının reddedilmesi veya itiraz edilmemesi hâlinde kesinleşir. Buna karşılık, Bakanlıkça yetki şartlarını taşımadığı bildirilen sendikanın yetkisi ise, olumsuz yetki tespitine karşı açılan dava sonucunda mahkemenin sendikanın yetki şartlarını taşıdığını tespit eden kararının kesinleşmesiyle hüküm ifade eder.

2. Grev Kararı Alınması

Yetkisi kesinleşen ve Bakanlıktan yetki belgesi alan işçi sendikası, bu aşamadan sonra toplu görüşmeye başlamak zorundadır. SenTisk m. 46'ya göre taraflardan biri, yetki belgesinin alındığı tarihten itibaren on beş gün içinde karşı tarafı toplu görüşmeye çağırmalıdır. Bu süre içinde çağrı yapılmazsa yetki belgesi hükümsüz hâle gelir.

Toplu görüşmelerin anlaşmazlıkla sonuçlanması ve uyuşmazlığın altı iş günü içinde görevli makama bildirilmesi hâlinde, görevli makam resmi arabulucu görevlendirir. Arabuluculuk süresi on beş gün olup bu aşamada anlaşma sağlanırsa toplu iş sözleşmesi imzalanır.

Taraflar arasında anlaşma sağlanamaması durumunda tutanağın taraflara tebliği üzerine işçi sendikası altmış gün içinde grev kararı alabilir ve bu süre içerisinde altı iş günü önceden karşı tarafa bildireceği tarihte greve uygulamaya koyabilir. Söz konusu sürede, grev kararının alınmaması veya uygulanacağı tarihin karşı tarafa bildirilmemesi hâlinde toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi düşer. Uyuşmazlığın tarafı olan işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren de grev kararının kendisine tebliğinden itibaren altmış gün içinde lokavt kararı alabilir ve bu süre içerisinde altı iş günü önceden karşı tarafa bildirilecek tarihte uygulamaya koyabilir.

İşçi sendikasının söz konusu süre içinde aldığı grev kararını, karşı tarafa bildirdiği tarihte uygulamaya koymaması halinde grev hakkı; işveren veya işveren sendikasının da aldığı lokavt kararını karşı tarafa bildirdiği tarihte uygulamaya koymaması durumunda lokavt düşecektir. Aynı zamanda işçi sendikasının süresi içinde aldığı grev kararını uygulamaya koymaması halinde, alınmış bir lokavt kararı yoksa veya lokavt da süresi içinde uygulamaya konulmamışsa yetki belgesinin hükmü kalmayacaktır.

3. Grev Kararı Alındıktan Sonra Üye İşçi Sayısının Azalmasının Greve Etkisi

SenTisk m. 75/6'da "Grevi uygulayan sendikanın, yetki tespiti için başvurduğu tarihte işyerindeki üyesi işçilerin dörtte üçünün sendika üyeliğinden ayrıldıklarının tespiti hâlinde, ilgililerden biri grevin sona erdirilmesi için mahkemeye başvurabilir." hükmü ile yetki tespit başvuru tarihinde sahip olduğu üyelerinin dörtte üçünü kaybeden işçi sendikasının aldığı ve uygulamaya koyduğu grevin mahkeme kararı ile sona erdirilmesi düzenlenmiş olup bu durumda işçi sendikasının yetkisinin devam edip etmeyeceği başka bir deyişle yetki belgesinin hükümden düşüp düşmeyeceği konusunda bir hükme yer verilmemiştir.

Söz konusu durumda sendika yetkisinin akıbeti konusunda farklı görüşler bulunmakla birlikte Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 22.11.2017 tarihli ve 2017/2783 E., 2017/1427 K. sayılı kararında;

  • iş yerinde grev uygulaması sonucu dörtte üç oranında üyesini yitiren sendikanın işçiler adına hareket gücünün ortadan kalkacağını; kanunun işçilerin haklarına bir an önce ulaşabilmelerini sağlamak üzere yetki belgesi alan sendikanın toplu iş sözleşmesi yapmak üzere gerekli işlemleri bir an önce yapması zorunluluğu getirdiğini aksi takdirde yetki belgesinin geçersiz sayılmasını öngördüğünü, kanunda yetki belgesinin hükümden düşmesine grevin uygulanamaz hâle gelmesinin zorunlu bir sonucu olarak yer verildiğini, artık işçilerin çoğunluğunu temsil gücünü yitiren, tabanı kalmayan işçi sendikasının uyguladığı grevin mahkeme kararı ile sonlandırıldığına göre yetki belgesinin hükmünün de kalmayacağını, sendikanın yetkisinin düştüğünü kabul etmek gerekeceğini ifade etmiştir.

Nihayetinde Kanun'da yer alan hukuki boşluk kıyas yapılarak doldurulmuş ve yetki tespit başvuru tarihinde sahip olduğu üyelerinin dörtte üçünü kaybeden ve bu nedenle uygulamaya başladığı grevin mahkeme kararı ile sona erdirilmesine karar verilen sendikanın yetkisinin düşeceği kabul edilmiştir.

Sonuç:

  1. Literatürde bazen "savaşa" benzetilen grev, gerçekten bir baskı aracıdır. Savaşta olduğu gibi, grevde de mücadeleyi haklı olan değil, en güçlü ve dirençli olan taraf kazanır.
  2. Grev kararının alınmasından sonra yetki tespit başvuru tarihinde sahip olduğu üyelerinin dörtte üçünü kaybeden ve bu nedenle uyguladığı grev mahkeme kararıyla sona erdirilen sendikanın, toplu iş sözleşmesi yapma yetkisinin düştüğünün kabulü gerekir.

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

[View Source]

Mondaq uses cookies on this website. By using our website you agree to our use of cookies as set out in our Privacy Policy.

Learn More