ARTICLE
23 February 2026

Bankaların Yeşil Varlık Oranı Hesaplaması Hakkında Tebliğ'ine İlişkin Detaylar Ve Değerlendirme

GT
Gen Temizer

Contributor

Gen Temizer is a leading independent Turkish law firm located in Istanbul's financial centre. The Firm has an excellent track record of handling cross-border matters for clients and covers the full bandwidth of most complex transactions and litigation with its cross-departmental, multi-disciplinary and diverse team of over 30 lawyers. The Firm is deeply rooted in the local market with over 80 years of combined experience of the name partners while providing the highest global standards of legal services.
Tebliğ'in amacı, bankaların çevresel olarak sürdürülebilir ekonomik faaliyetlerin finansmanına katkısının ölçümü için oluşturulan yeşil varlık oranı ve diğer anahtar performans göstergelerinin hesaplanmasına ve raporlanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.
Turkey Finance and Banking
Göze Yıldırım ’s articles from Gen Temizer are most popular:
  • with readers working within the Aerospace & Defence, Business & Consumer Services and Retail & Leisure industries
Gen Temizer are most popular:
  • within Food, Drugs, Healthcare, Life Sciences, Employment and HR and International Law topic(s)

11 Nisan 2025 tarihli ve 32867 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bankaların Yeşil Varlık Oranı Hesaplaması Hakkında Tebliğ ("Tebliğ"), bankaların çevresel olarak sürdürülebilir ekonomik faaliyetlerin finansmanına katkısının ölçümü amacıyla oluşturulan yeşil varlık oranı ve diğer anahtar performans göstergelerinin hesaplanmasına ve raporlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektedir. Tebliğ, sürdürülebilir finansman yaklaşımını ürün bazlı "etiketleme" düzeyinden çıkararak, bankaların bilanço içi varlıklarını tanımlı bir metodolojiyle sınıflandırmasını, bu sınıflandırmayı belgeyle tevsik etmesini ve raporlama süreci boyunca denetime hazır tutmasını zorunlu kılmaktadır.

Tebliğ'in amacı, bankaların çevresel olarak sürdürülebilir ekonomik faaliyetlerin finansmanına katkısının ölçümü için oluşturulan yeşil varlık oranı ve diğer anahtar performans göstergelerinin hesaplanmasına ve raporlanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir. Tebliğ, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun ("BDDK") 2021 yılında yayımladığı Sürdürülebilir Bankacılık Stratejik Planı (2022–2025) çerçevesinde yeşil finansmanın geliştirilmesi stratejik amacı doğrultusunda hazırlanmakta; bankaların yeşil ve sürdürülebilir bir ekonomiye geçiş sürecine katkısının nesnel, tutarlı ve karşılaştırılabilir şekilde ölçülmesini sağlayacak bir performans göstergesi setini kurumsal raporlama altyapısı içine yerleştirmektedir. Bu yaklaşım, Avrupa Birliği'nde kredi kuruluşları bakımından birincil performans göstergesi olarak benimsenen yeşil varlık oranı metodolojisiyle de paralellik göstermektedir. Tebliğ kapsamında BDDK'ya yapılacak raporlama, 30 Haziran 2025 tarihi itibarıyla başlamıştır.

Bu çerçevede Tebliğ'in düzenleme mantığı, bankaların "yeşil finansman" iddiasını yalnızca beyanla değil, oran ve kanıt düzeyinde ortaya koyması üzerine kurulmaktadır. Uygulamada bu yaklaşım, kredi tahsisinden başlayarak kredi izleme ve veri yönetimine kadar uzanan uçtan uca bir uyum kurgusunu gerektirmektedir. Dolayısıyla Tebliğ, finansal raporlama fonksiyonuyla sınırlı kalmayarak; kredi, risk, uyum, iç kontrol ve bilgi teknolojileri ekiplerinin ortak çalışmasını zorunlu kılan bütüncül bir operasyonel çerçeve oluşturmaktadır. Bu kapsamda raporlama periyotları ve raporlama yükümlülüğünün banka türü/büyüklüğü bazında farklılaştırılması bakımından Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu ("Kurul") yetkili kılınmaktadır.

Kapsam ve Hesaplama Kurgusu: Yeşil Varlık Oranı Nasıl Hesaplanıyor?

Tebliğ, yeşil varlık oranını; bankaların konsolide olmayan bilançolarında yer alan uyumlu varlıkların, yeşil varlık oranı kapsamındaki toplam varlıklara bölünmesi suretiyle hesaplamaktadır. Yeşil varlık oranı kapsamındaki toplam varlıklar ise, bilanço içi toplam finansal varlıklardan (i) merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinden, merkez bankalarından ve uluslar üstü kuruluşlardan alacaklar ile (ii) alım satım hesaplarında izlenen varlıklar çıkarıldıktan sonra kalan bilanço içi varlıkların itfa edilmiş maliyet ile ölçülen brüt tutarlarının toplamı üzerinden belirlenmektedir. Bu oran kurgusu, bir yandan bankanın "uyumlu" sayılan finansman hacmini görünür kılmakta; diğer yandan paydanın tanımlanma biçimi üzerinden, bankalar arası karşılaştırılabilirliğe hizmet etmektedir.

Tebliğ'in uygulamadaki en kritik ayrımı, uygun varlıklar ile uyumlu varlıklar arasında tesis edilmektedir. Uygun varlıklar, teknik tarama kriterleri kapsamına giren ekonomik faaliyetlere ilişkin bilanço içi finansal varlıkları kapsamına almakta; bu aşamada kriterlerin gerçekten sağlanıp sağlanmadığı ayrıca aranmamaktadır. Uyumlu varlıklar ise uygun varlıklar içinden, aynı anda (i) çevresel hedefe önemli katkı, (ii) diğer çevresel hedeflere önemli zarar vermeme ve (iii) asgari sosyal güvenlik standartlarını sağlama koşullarını karşılayan alt kümeyi ifade etmektedir. Bu ayrım, bankanın portföyünde "kapsama giren" finansman ile "kapsama gireni uyumluya dönüştüren" finansman kapasitesini ayrı ayrı ölçer hale getirmektedir.

Belgelendirme ve İzleme

Tebliğ, uyumlu varlık olarak dikkate alınacak varlıklar için teknik tarama kriterlerinin sağlanmasını şart koşmakta; bu kriterlerin sağlandığının veya sağlanacağının raporlar, sertifikalar, teknoloji seçim araçları ve harcama belgeleri gibi tevsik araçlarıyla kanıtlanmasını öngörmektedir. Bu yapı, bankanın kredi sürecinde belgeyi "ek" olarak değil, sınıflandırmanın kurucu unsuru olarak ele almasını gerektirmektedir. Ayrıca bankaların, yeşil varlık oranının pay ve paydasını oluşturan varlıklara ilişkin belgelendirme, sınıflandırma, izleme ve kontrol süreçleri ile bu süreçleri destekleyecek raporlama sistemini tesis ederek denetime hazır bulundurması zorunlu kılınmaktadır.

Ayrıca vadeli varlıklarda, teknik tarama kriterlerinin vade boyunca sağlandığının teyit edilmesi ve izlenmesi esası düzenlenmektedir. Bu hüküm, bankaların sürdürülebilirlik sınıflamasını yalnızca kullandırım anında değil, kredi yaşam döngüsü boyunca korumasını ve buna ilişkin izleme kayıtlarını üretmesini zorunlu kılmaktadır.

Kullanım Yeri Tespit Edilemeyen Krediler: İstisnai Uyumlu Sayılma Mekanizması

Tebliğ, kullanım yeri tespit edilemeyen işletme sermayesi kredileri bakımından belirli koşullarla "uyumlu varlık" olarak dikkate alınma imkanı tanımaktadır. Bu yaklaşım, harcama bazlı izleme yapılamayan kredi ürünlerinde dahi, müşteri düzeyinde gelir kompozisyonu ve enerji geliri kriterleri üzerinden sınıflandırma yapılabilmesini mümkün kılmaktadır. Bu kapsamda, söz konusu kredilerin uyumlu sayılabilmesi için borçlunun son mali yıl cirosunun en az %90'ını uyumlu varlıklardan sağlaması ve son bir yılda yenilenemez enerji kaynaklarından gelir elde etmemiş olması şartları öne çıkmaktadır. Bununla birlikte bu imkan, verinin doğrulanabilirliği ve güncelliği bakımından yüksek bir iç kontrol ihtiyacı doğurmaktadır; zira yanlış sınıflandırma riski, bu ürünlerde daha çok müşteri verisinin kalitesinden kaynaklanmaktadır.

Kredi Sözleşmelerine Etkisi

Tebliğ doğrudan borçlulara raporlama yükümlülüğü yüklememekte; muhatap olarak bankaları düzenlemektedir. Buna rağmen bankanın uyumlu varlık oranını doğru hesaplayabilmesi ve denetime hazır bulundurması, borçlu tarafın belirli bilgi ve belgeleri bankaya sunmasını fiilen zorunlu hale getirmektedir. Bu nedenle kredi sözleşmelerinde beklenen temel etki, "yeşil" başlıklı tek bir hüküm eklenmesi değil; klasik sözleşme omurgasının Tebliğ'in belgelendirme ve izleme mantığını taşıyacak şekilde güçlendirilmesidir.

Bu durum, uygulamada, (i) bilgi ve belge sağlama yükümlülüklerinin kapsamının genişlemesi, (ii) izleme ve teyit mekanizmalarının vade boyunca yapılandırılması ve (iii) temerrüt kurgusunun belge/raporlama ihlalleri üzerinden netleştirilmesi sonucunu doğuracaktır. Bankaların, uyumlu sınıflandırma için dayanak oluşturan rapor/sertifika/ harcama belgelerinin teslimini ve güncelliğini sözleşmesel çerçeveye oturtması; gerektiğinde yeniden doğrulama ve tamamlayıcı belge talep edebilmesi; borçlunun ise belirli periyotlarla bilgi sunması, sınıflandırmayı etkileyebilecek değişiklikleri bildirmesi ve bankanın inceleme/ denetim hakkını kullanabilmesine imkan tanıması beklenmektedir. Bu yükümlülüklerin ihlalinin ise, özellikle belge sunmama/eksik veya yanıltıcı belge sunma, izleme raporlarını aksatma ve incelemeyi engelleme halleri bakımından, temerrüt olayları içinde daha görünür ve uygulanabilir şekilde düzenlenmesi öngörülmektedir.

Sonuç

Tebliğ, bankaların sürdürülebilir finansmana katkısını ölçmek üzere oran temelli bir rejim kurmakta; bu oranı üretmek için gerekli sınıflandırma ve kanıt mekanizmasını belgelendirme–izleme–raporlama ekseninde düzenlemektedir. Söz konusu raporlama, bankalar açısından konuyu "düzenleme takibi" seviyesinden çıkararak, "doğru uygulama ve denetimde savunulabilir dosya standardı" seviyesine taşımaktadır. Buna ek olarak Kurul'un, yeşil varlık oranı ve diğer anahtar performans göstergeleri için alt sınırlar ve hedefler belirleyebilmesi ve bu sınırlara/ hedeflere uyum sağlamayan bankalara ilave sermaye yükümlülüğü dahil gerekli tedbirleri uygulayabilmesi, Tebliğ'in orta vadeli etkisinin yalnızca raporlama ile sınırlı kalmayacağını ortaya koymaktadır.

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

Mondaq uses cookies on this website. By using our website you agree to our use of cookies as set out in our Privacy Policy.

Learn More