- within Energy and Natural Resources and Criminal Law topic(s)
Genel Hatlarıyla Rüçhan Hakkı
Rüçhan hakkı, esasen sermaye artırımı kapsamında kullanılabilen bir pay sahipliği hakkıdır. Bu hak, her pay sahibinin dış kaynaklardan yapılan sermaye artırımı sonucunda çıkarılan yeni payları, mevcut paylarının sermayeye oranına göre öncelikle alabilmesine imkân sağlamaktadır. Bununla birlikte, kanun koyucu belli şartların yerine getirilmesi kaydıyla bu hakkın sınırlandırılabilmesine veya tamamen kaldırılabilmesine olanak tanımıştır.1
Türk Ticaret Kanunu, pay sahiplerinin bu menfaatlerini korumaya yönelik çeşitli hukuki araçlar öngörmüş olup, bunların başında rüçhan hakkı gelmektedir. Anonim şirketlerde pay sahipleri, esas sermayenin artırılması dolayısıyla çıkarılan yeni payları, sermayeye katılma oranları ölçüsünde öncelikle edinme hakkına sahiptir.
Rüçhan hakkı, esas olarak sermaye artırımı sonucu ortaya çıkan bir kavramdır. Hakkın kullanımı sermaye artırımında olur. O halde, bu hakkın kullanılabilmesi için öncelikle şirketin sermaye artırımına gitmiş olması gerekir.
Anonim Şirketlerde Rüçhan Hakkı
Anonim şirketlerde rüçhan hakkına ilişkin temel hükümler, TTK'nın 461. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrasında, "Her pay sahibi, yeni çıkarılan payları, mevcut paylarının sermayeye oranına göre, alma hakkını haizdir." denilmek suretiyle pay sahiplerine rüçhan hakkı kanunen tanınmıştır. TTK'nın yanında, rüçhan hakkına ilişkin halka açık anonim şirketler bakımından 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nda da özel hükümler vardır. Bu yazıda daha çok halka açık olmayan anonim şirketler bakımından inceleme yapılacaktır.
Rüçhan hakkı devredilebilir (TTK md. 462/4). Bu kural kanuni bir düzenleme niteliğinde olduğu için şirket tarafından yasaklanamaz veya sınırlandırılamaz2
TTK'nın 461/5. maddesinde, "Şirket, rüçhan hakkı tanıdığı pay sahiplerinin, bu haklarını kullanmalarını, nama yazılı payların devredilmelerinin esas sözleşmeyle sınırlandırılmış olduğunu ileri sürerek engelleyemez." şeklinde hükme bağlanmıştır. Buna göre özellikle sözleşmesel bağlam olduğundan ötürü yönetim kurulunun pay satışında pay sahiplerinin bu hakkını kullanması engelleme girişimlerinin önüne geçilmeye çalışılmıştır.
Rüçhan Hakkının Sınırlandırılması
Aslolan rüçhan hakkının kullanımının sınırlandırılmaması, kullandırılmasıdır. Fakat bazı durumlarda hakkın sınırlandırılması söz konusu olabilir. TTK 461'e göre haklı sebeplerin varlığı ve bunun yanında %60 karar nisabıyla sınırlama mümkün hale gelebilmektedir. Haklı sebepler ifadesiyle bu sebeplerin ucu açık bırakılmış fakat bazı hususlar sayılarak genel bir kılavuz oluşturulmuştur. Bahsi geçen fıkrada yer alan "Özellikle, halka arz, işletmelerin, işletme kısımlarının, iştiraklerin devralınması ve işçilerin şirkete katılmaları haklı sebep kabul olunur." hükmü dikkate alındığında haklı sebepler; hukuk politikalarına, şirketin menfaatlerine, şirketin büyüme stratejilerine, sosyal düşüncelere ve gerekliliklere odaklıdır. 3
Maddede sayılan hususlara kısaca bakmak gerekirse,
Halka arz haklı bir sebep olarak sayılmıştır. Ayrıca şirketin halka açılmasına gerek olmadığı veya halka açılmanın muvazaalı bir şekilde yapıldığına dair iddialar haklı sebebi ortadan kaldırmaz. 4
İşletmelerin, işletme kısımlarının veya iştiraklerin devralınması. Devralma amacıyla rüçhan hakkının kısıtlanmasında, anonim şirket ayni sermayeyi devralabilmek için sermayeyi artırmakta ve buna bağlı olarak mevcut pay sahiplerine rüçhan hakları kullandırılmamaktadır.
İşçilerin şirkete katılmaları da kanunda sayılan sınırlama sebeplerindendir.
Ayrıca madde gerekçesinde şirketin finansal menfaatleri, teknoloji alınması gibi sebeplerin de haklı nitelikte olduğu belirtilmiştir.
Anonim şirketlerde rüçhan hakkının sınırlandırılmasına veya kaldırılmasına karar verme yetkisi kural olarak genel kurula aittir. Zira TTK'nın 461/2. maddesinde, genel kurulun, sermayenin artırımına ilişkin kararı ile pay sahibinin rüçhan hakkının, en az esas sermayenin yüzde altmışının olumlu oyu ile sınırlandırılabileceği veya kaldırılabileceği hükme bağlanmıştır. Ayrıca kanunda öngörülen bu oran, esas sözleşmeye konulacak bir hükümle hafifletilemez. Hükümde, limited şirketlerden farklı olarak (TTK md. 591) söz konusu sınırlamanın/kaldırmanın esas sözleşmeyle yapılabileceği ifade edilmemiştir.
Ayrıca, rüçhan hakkının sınırlandırılmasına veya kaldırılmasına ilişkin kararın, alındığı genel kurul toplantı gündeminde bulunmasının gerekip gerekmediği hususunun öğretide tartışmalı olduğunu belirtelim5
TTK 461/2 ye göre rüçhan hakkının sınırlandırılması veya kaldırılması kararının sermayenin en az yüzde altmışının olumlu oyu ile alınabilmesine ilişkin kural dışında kalan diğer kurallar kayıtlı sermaye sisteminde yönetim kurulu kararı için de geçerlidir
Rüçhan Hakkının TTK'ya Aykırı Sınırlanmasının veya Kaldırılmasının Yaptırımı
Rüçhan hakkının TTK m. 461'de öngörülen esaslara aykırı olarak sınırlandırılması veya kaldırılmasına ya da bu hakkın kullanımını ortadan kaldırılmasına ilişkin genel kurul kararları için başvurulabilecek yaptırım türleri iptal edilebilirlik ve butlandır. Ancak genel kabul gören görüş söz konusu ihlalin yaptırımının iptal edilebilirlik olduğu yönündedir. Bu bağlamda, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olduğu iddiasıyla genel kurul kararı tarihinden itibaren üç ay içinde dava yoluna gidilebilir. Yargıtay'ın bir kararında da rüçhan hakkını ihlal eden genel kurul kararlarının butlan değil, iptal edilebilirlik yaptırımına tabi olduğu belirtilmiştir6 Yeni tarihli bir kararında ise Yargıtay, tüm pay sahiplerine rüçhan hakkı kullandırılıp sadece bir pay sahibine kullandırılmadığı hallerde eşit işlem ilkesine aykırılıktan bahisle eşitlik ilkesinin sürekli değil bir kere ihlal edildiği dolayısıyla butlan değil iptal edilebilirlik yaptırımına tabi olduğu sonucuna varmıştır.
Sonuç
Rüçhan hakkı pay sahiplerince kullanılması zorunlu, mutlak bir hak değildir. Belli koşullarda kaldırılabilir, sınırlandırılabilir. Bu sınırlamanın haklı bir sebebi olması ve genel kurulca en az yüzde altmış oyla kabul edilmesi gerekir. Ayrıca yönetim kurulu, rüçhan hakkının kullanılabilmesinin esaslarını bir karar ile belirlemekle bu kararı tescil ve ilan ettirmekle ve anılan kararda pay sahiplerine en az on beş gün süre vermekle yükümlüdür. Süre içinde pay sahibince bu hakkın kullanılmaması halinde ise rüçhan hakkı düşer. Rüçhan hakkının uygulanmasında ve sınırlandırılmasında şirketler hukukunun temel prensiplerine uygun davranılmalı aksi takdirde iptal, butlan davaları veya idari, mali yaptırımlarla karşı karşıya kalınabilir.
Footnotes
1. Yavuz, Mustafa, Anonim Şirketlerde Rüçhan Hakkı ile Bu Hakkın Sınırlandırılma Esasları, Gümrük Ticaret Dergisi, Haziran 2021, 12-23
2. Yavuz, Mustafa, s.17
3. Tekinalp, Ü. (2013), Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, Ankara, Vedat Kitapçılık.
4. Poroy, R., Tekinalp, Ü. ve Çamoğlu, E. (2017), Ortaklıklar Hukuku II, İstanbul, Vedat Kitapçılık.
5. Yıldız, Ş. (2012), "6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda Rüçhan Hakkı Konusunda Getirilen Değişiklikler", Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 18(2), 809-817.
6. Yargıtay 11. H.D.'nin 18.02.2016 tarihli ve E.2015/5672, K.2016/1675 sayılı kararı.
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.