ARTICLE
25 May 2026

Türk Hukukunda Kıdem Tazminatı Uygulaması

SO
Sakar Law Office

Contributor

Sakar is a client and solution oriented, investigative and innovative law firm based in Istanbul. Our Firm is committed to provide our clients with high-quality legal services and business-minded approach. We are a full service law firm to clients across a wide range of areas including Mergers and Acquisitions, Corporate and Commercial, Contracts, Banking and Finance, Competition, Litigation, Employment, Real Estate, Energy, Capital Markets, Foundations, E-commerce, Media and Technology, Data Privacy and Data Protection and Intellectual Property. In order to offer the best possible service for our clients, we harness the latest market developments in legal technology and innovation and we closely follow the legislative changes in Turkish Law. Our lawyers are multi-specialists, equipped to handle a broad range of legal matters. In addition to our depth of experience and awareness of market practice, clients know they will benefit from our team’s innovative mindset and willingness.
Türk iş hukukunun en önemli konularından biri olan kıdem tazminatı, temel olarak mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun hala yürürlükte olan 14. Maddesine dayanmaktadır. Bu yazı kapsamında, iş sözleşmesi sona eren çalışanın kıdem tazminatına hak kazandığı hallere ilişkin genel bilgiler sunulmaktadır.
Turkey Employment and HR
Gözde Esen Sakar’s articles from Sakar Law Office are most popular:
  • within Employment and HR topic(s)
Sakar Law Office are most popular:
  • within Energy and Natural Resources topic(s)

Türk iş hukukunun en önemli konularından biri olan kıdem tazminatı, temel olarak mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun hala yürürlükte olan 14. Maddesine dayanmaktadır. Bu yazı kapsamında, iş sözleşmesi sona eren çalışanın kıdem tazminatına hak kazandığı hallere ilişkin genel bilgiler sunulmaktadır.

Mevzuatta yer alan ve aşağıda detaylandırılan bazı istisnalar söz konusu olmakla beraber, işveren nezdindeki çalışma süresi bir yılı dolan çalışanların iş sözleşmelerinin işveren tarafından veya çalışan tarafından mevzuatta sayılan belirli sebeplerle sonlandırılması durumunda, çalışanlar kıdem tazminatına hak kazanmaktadır.

Kıdem tazminatı tutarı, çalışanın işveren nezdinde işe başladığı tarihten itibaren hizmet ilişkisinin devamı süresince geçen her bir yıl için çalışanın 30 günlük giydirilmiş brüt ücreti üzerinden hesaplanmaktadır. Çalışan tarafından tamamlanmayan çalışma yılı için bu tutar oranlanarak uygulanmaktadır.

Çalışanın kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin kesintisiz bir şekilde devam etmiş olup olmadığına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya farklı işyerlerinde çalıştığı toplam süreler göz önüne alınarak hesaplanmaktadır. Ayrıca, işyerinin devri, intikali veya herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde de çalışanın kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki iş sözleşmesi sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. İşyerinin devri halinde devreden ve devralan işveren, ilgili çalışana ilişkin olarak devirden önce doğmuş kıdem tazminatı yükümlülüğünden birlikte sorumludur; ancak devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren 2 yıl ile sınırlıdır.

Kıdem tazminatı bakımından bir tavan tutar uygulanmakta olup; çalışanın 30 günlük brüt ücretinin söz konusu tavanı aşması durumunda, hesaplama tavan tutar üzerinden yapılır. Bu tavan, genel olarak 1 Ocak ve 1 Temmuz itibariyle uygulanmak üzere yılda 2 kere güncellenmektedir.  

Kıdem tazminatı alacağı bakımından zamanaşımı süresi 5 yıldır.

İşverenin, çalışanın hak ettiği kıdem tazminatını ödememesi durumunda, çalışan yasal yollara başvurarak bu tazminat tutarının ödenmesini talep edebilir. Bu kapsamda öncelikle zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulması gerekmekte olup, anlaşma sağlanamaması halinde iş mahkemelerinde dava açılabilir. Uyuşmazlık sonucunda kıdem tazminatına hükmedilmesi halinde, söz konusu tutar kural olarak mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte tahsil edilir.

Çalışanın ölümü halinde ise, hak kazanılan bir kıdem tazminatı söz konusu ise, bu tazminat tutarı çalışanın kanuni mirasçılarına ödenir.

  • Çalışanların Kıdem Tazminatına Hak Kazandığı Haller

Çalışanlar aşağıda belirtilen hallerde işveren tarafından kıdem tazminatı ödemesine hak kazanmaktadır:

    •  İşverenin çalışanın iş sözleşmesini, yürürlükte olan 4857 sayılı İş Kanunu'nun (“İş Kanunu”) 25/I (sağlık sebepleri), 25/III (zorlayıcı sebepler) ve 25/IV (çalışanın gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığının ihbar süresini aşması) maddelerinde sayılan haklı sebeplerle feshetmesi;
    • İşverenin çalışanın iş sözleşmesini İş Kanunu'nun 18. Maddesi uyarınca çalışanın performansı, davranışları veya işin, işletmenin ve/veya işyerinin gereklerinden dolayı geçerli sebebe dayalı olarak feshetmesi;
    • Çalışanın iş sözleşmesini İş Kanunu'nun 24. Maddesi uyarınca sağlık sebepleri, işveren tarafından ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri durumlar ile zorlayıcı sebeplerle haklı nedene dayalı olarak feshetmesi;
    • İş sözleşmesinin işveren ve çalışan arasında ikale sözleşmesi akdedilmesi suretiyle anlaşma yoluyla sona erdirilmesi durumunda, çalışan mevzuat uyarınca kıdem tazminatına hak kazanmasa dahi, Yargıtay kararları doğrultusunda kıdem tazminatının çalışana ödenmesi önerilmektedir;
    • Çalışanlar normalde istifa halinde kıdem tazminatına hak kazanamamakla birlikte, aşağıdaki durumlar bu kuralın istisnasını teşkil etmektedir ve çalışanlar aşağıdaki sebeplerle istifa ettiklerinde kıdem tazminatına hak kazanmaktadır:
      • Evlenen kadın çalışanın evlendikten sonra 1 yıl içinde istifa etmesi,
      • Zorunlu askerlik hizmeti nedeniyle iş sözleşmesinin çalışan tarafından sona erdirilmesi, ve
      • Emeklilik sebepleriyle istifa.
  • Çalışanların Kıdem Tazminatına Hak Kazanmadığı Haller

Çalışanlar aşağıda belirtilen hallerde işveren tarafından kıdem tazminatı ödemesine hak kazanmamaktadır:

    •  İşverenin çalışanın iş sözleşmesini, İş Kanunu'nun 25/II (çalışan tarafından ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzer durumlar) maddesinde sayılan haklı sebeplerle feshetmesi;
    • Çalışanın kendi isteği ile, yukarıda sayılan askerlik, evlilik ev emeklilik sebepleri hariç olmak üzere, istifa etmesi.

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

Mondaq uses cookies on this website. By using our website you agree to our use of cookies as set out in our Privacy Policy.

Learn More