- within Tax topic(s)
Küreselleşen iş ilişkileri ve çok uluslu şirket yapılarıyla birlikte, iş sözleşmelerinde ücretin döviz cinsinden belirlenmesi giderek daha fazla gündeme gelmektedir. Özellikle yabancı para gelirine sahip şirketler, uluslararası projelerde görev alan çalışanlar veya yabancı uyruklu işçiler bakımından ücretin döviz cinsinden kararlaştırılması, işverenler açısından önemli bir planlama aracı olarak değerlendirilmektedir. Bu bilgi notu, çalışan ücretlerinin döviz cinsinden belirlenip belirlenemeyeceğine ilişkin hukuki çerçeveyi; 4857 sayılı İş Kanunu ve Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Mevzuat başta olmak üzere ilgili düzenlemeler ışığında ele almaktadır.
With the globalization of business relations and multinational corporate structures, the determination of wages in foreign currency in employment contracts has increasingly come to the forefront. In particular, when it comes to companies with foreign currency income, employees assigned to international projects or foreign employees, determining salaries in foreign currency is considered an important planning tool for employers.This legal brief addresses the legal framework concerning whether employee wages may be determined in foreign currency, in light of the relevant regulations, primarily the Labor Law No. 4857 and the legislation on the Protection of the Value of the Turkish Currency.
4857 sayılı İş Kanunu ("Kanun") uyarınca, ücret, prim, ikramiye ve benzeri tüm istihkakların kural olarak Türk Lirası ile ödenmesi gerekmektedir. Belirtilen ödemeler, yabancı para olarak kararlaştırılmış ise ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödeme yapılabilir (Kanun m. 32/2). Ancak Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında mevzuat uyarınca, Türkiye'de yerleşik kişiler arasında akdedilen iş sözleşmelerinde ücretin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması kural olarak sınırlandırılmış; bu sınırlamaya karşılık, yabancı unsurlu iş ilişkileri ve belirli sektörler bakımından bazı istisnalar öngörülmüştür.
1. Dövizle Ücret Belirleme Yasağı
Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar ("Karar") ve Hazine ve Maliye Bakanlığı ("Bakanlık") tarafından yayımlanan 2018-32/34 nolu Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ ("Tebliğ") uyarınca, Türkiye'de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri iş ve hizmet sözleşmelerinde sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması kural olarak yasaktır. Bu kuralın istisnasını, ifa yeri yurt dışı olan iş sözleşmeleri ile gemi adamlarının taraf olduğu iş sözleşmeleri oluşturmaktadır (Tebliğ m. 8/6).
Buna ek olarak, 32 Sayılı Karar'a 13.09.2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikle 4. maddeye eklenen g bendi ile dövizle sözleşme yapma yasağı daha geniş bir çerçevede ele alınmıştır. Bu bent uyarınca, Bakanlıkça belirlenen istisnai haller dışında, Türkiye'de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ile bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin de döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün değildir.1 Bu noktada belirtilmelidir ki Karar ile tespiti Bakanlığa bırakılan hususlar ise yukarıda atıf yapılan Tebliğ ile düzenlenmiştir.
Getirilen yasak yalnızca 13.09.2018 tarihinden sonra akdedilecek iş sözleşmeleriyle sınırlı tutulmamış; aynı zamanda Karar'ın geçici 8. maddesi uyarınca bu tarihte yürürlükte bulunan ve istisna kapsamına girmeyen döviz cinsinden iş sözleşmelerinin de Türk Lirasına çevrilmesi zorunlu kılınmıştır. Bu çerçevede, mevcut sözleşmeler bakımından da geçiş süreci öngörülmüş ve bu tarihte yürürlükte olan sözleşmelerdeki döviz cinsinden bedellerin 30 gün içinde Türk parasına çevrilmesi zorunluluğunu da getirmiştir.
Ayrıca Karar'ın 4. maddesinin g bendinde "sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri" denilerek herhangi bir ayrım yapılmaksızın, iş sözleşmesinden kaynaklanan bütün ödeme yükümlülükleri yabancı para üzerinden kararlaştırma yasağı kapsamına alınmıştır. Bu doğrultuda; işçinin temel ücreti ile birlikte fazla çalışma ve yıllık izin ücretleri, prim, ikramiye ve avans ödemeleri ile aile, çocuk, eğitim, yakacak, yol ve yemek yardımı gibi ücret eki ve sosyal nitelikli tüm ödemelerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmesi mümkün değildir.
Bununla birlikte, iş sözleşmesinde yer alan ceza koşulları, ölüm tazminatı, rekabet yasağı kapsamında öngörülen karşı edimler ve ceza koşulları ile iş sözleşmesinin karşılıklı anlaşma yoluyla sona erdirilmesine ilişkin ikale sözleşmelerinde ödenmesi kararlaştırılan tutarlar da yasak kapsamında değerlendirilmekte olup bu yönüyle düzenleme iş sözleşmesinden doğan tüm mali yükümlülükleri kapsayacak şekilde uygulanmaktadır.2
2. Ücretlerin Yabancı Para Birimiyle Kararlaştırılabileceğine Dair İstisnalar
Döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak ücret kararlaştırılmasına ilişkin yasak, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar uyarınca, yalnızca Türkiye'de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdettikleri iş sözleşmeleri bakımından uygulanmaktadır. Bu nedenle, yasağın uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinde, iş sözleşmesine taraf kişilerin özellikle Türkiye'de yerleşik sayılıp sayılmadıkları ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunup bulunmadıkları önem arz etmektedir. Taraflardan en az birinin Türkiye'de yerleşik olmaması hâlinde veya Türkiye'de yerleşik ve fakat Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmaması halinde, kural olarak dövizle ücret kararlaştırma yasağı uygulama alanı bulmamaktadır.3
Bu noktada Türkiye'de yerleşik ifadesinden ne anlaşılması gerektiğine değinilmelidir. Karar'ın 2 maddesinin b bendine göre Türkiye'de yerleşik kişiler yurtdışında işçi, serbest meslek ve müstakil iş sahibi Türk vatandaşları dahil Türkiye'de kanuni yerleşim yeri bulunan gerçek ve tüzel kişileri ifade eder. Aynı zamanda Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Tebliğ m. 23 uyarınca "Türkiye'de yerleşik kişilerin yurt dışındaki; şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, işlettiği veya yönettiği fonlar, doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli ve üzerinde pay sahipliklerinin bulunduğu şirketler 32 sayılı Kararın 4 üncü maddesinin (g) bendi uygulaması kapsamında Türkiye'de yerleşik olarak değerlendirilir. Ancak, sözleşmenin yurt dışında ifa edilmesi durumunda bu fıkra hükmü uygulanmaz."
Öte yandan Karar birtakım hususların tespitini Bakanlığa bırakmış olup Bakanlık tarafından yürütülen Tebliğ uyarınca, bazı iş sözleşmeleri dövizle sözleşme yapma yasağının dışında tutulmuştur. Bu çerçevede, aşağıdaki hâllerde iş sözleşmesi bedeli ve buna bağlı ödeme yükümlülüklerinin yabancı para cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür:
- İşin yurt dışında ifa edilmesi halinde akdedilen iş sözleşmeleri (m. 8/6),
- Gemi adamlarının taraf olduğu iş sözleşmeleri (m. 8/6),
- Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan Türkiye'de yerleşik kişilerin taraf olduğu iş sözleşmeleri (m. 8/14),
- Dışarıda yerleşik kişilerin Türkiye'de bulunan; şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli ve üzerinde pay sahipliklerinin veya ortak kontrol ve/veya kontrolüne sahip bulunduğu şirketler ile serbest bölgedeki faaliyetleri kapsamında serbest bölgelerdeki şirketlerin işveren veya hizmet alan olarak taraf olduğu iş ve hizmet sözleşmeleri (m. 8/19),
- Tıbbi Cihaz Yönetmeliği ve İn Vitro Tanı Amaçlı Tıbbi Cihaz Yönetmeliği uyarınca atanmış Türkiye'de yerleşik onaylanmış kuruluşların Türkiye'de yerleşik kişilerle yaptıkları iş sözleşmeleri (m. 8/21).
Bu istisnalar dar yorumlanmakta olup, şartların fiilen ortadan kalkması hâlinde dövizle ücret kararlaştırma imkânı da sona ermektedir.
3. Dövizle Ücret Belirleme Yasağına Aykırılık Hali
1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'da, yasağa aykırılık halinde idari yaptırım uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Anılan Kanun'un 3. maddesinde, "Cumhurbaşkanının bu Kanun hükümlerine göre yapmış bulunduğu genel ve düzenleyici işlemlerle getirilen yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üç bin Türk Lirasından yirmi beş bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır." düzenlemesi yer almaktadır. Bu kapsamda, ilgili mevzuat ve düzenlemelere aykırılıklara ilişkin idari para cezası öngörülmüş olup söz konusu tutarlar her yıl yeniden değerleme oranında arttırılmaktadır.
27.11.2025 Tarihli 33090 sayılı Resmi Gazete ile ilan edilen yeniden değerleme oranı %25,49 olup bu orana göre 2026 yılında 1567 sayılı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca Tebliğ'e aykırı işlemlerde para cezasının alt sınırı 90.669,00 TL üst sınırı ise 756.426,00 TL olarak uygulanacaktır.
Sonuç:
1)Türkiye'de yerleşik kişiler arasında akdedilen iş sözleşmelerinde ücret ve iş sözleşmesinden doğan diğer tüm ödeme yükümlülükleri kural olarak döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamaz.
2)Yabancı unsurlu iş ilişkileri ile
mevzuatta açıkça öngörülen
istisnai hâllerde, iş sözleşmelerinde
ücretin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak
kararlaştırılması
mümkündür.
3)Dövizle ücret belirleme yasağına aykırılık halinde idari para cezası öngörülmüştür.
Footnotes
1 Türkiye Cumhuriyeti. (2018). Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar (m. 4/g; asıl tarih: 11.08.1989, değişiklik: 13.09.2018).
2 Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın İş Sözleşmelerinde Uygulama Alanı. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 25(1), s. 195.
3 Özkaraca, E. (2019). Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın İş Sözleşmelerinde Uygulama Alanı. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 25(1), 199.
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.