- within Environment topic(s)
6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen yıkıcı depremlerin ardından, istihdamı ve sosyal güvenlik istikrarını korumak amacıyla çeşitli geçici önlemler yürürlüğe konulmuştur. 125 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile getirilen bu düzenlemelerin büyük bir kısmı, Olağanüstü Hal (OHAL) süresinin sona ermesiyle birlikte yürürlükten kalkmıştır.
Aşağıda, 2023 yılındaki kritik düzenlemelerin ve 2026 yılı itibarıyla güncel hukuki durumun ayrıntılı bir analizi yer almaktadır:
Fesih Yasağı (İşten Çıkarma Yasağı) ve Geçiş Süreci
Deprem sonrası dönemde işverenlerin iş sözleşmelerini feshetmesini engelleyen “Fesih Yasağı”, Mayıs 2023'te OHAL süresinin dolmasıyla birlikte sona ermiştir.
Güncel Durum: 2026 yılı itibarıyla, deprem bölgesindeki iş yerlerinde 4857 Sayılı İş Kanunu'nun genel hükümleri uygulanmaktadır. İşverenler, iş sözleşmelerini “geçerli” veya “haklı” nedenlere dayanarak feshedebilirler. Ancak, devam eden işe iade davalarında mahkemeler, depremin uzun vadeli etkilerine ilişkin “Mücbir Sebep” argümanlarını (psikolojik etkilerini ve “Travma Sonrası Stres Bozukluğu” gibi) titizlikle değerlendirmeye devam etmektedir.
Kısa Çalışma Ödeneği ve Nakdi Ücret Desteği
OHAL süresince çalışanlara günlük 133,44 TL tutarında geçici bir “Nakdi Ücret Desteği” sağlanmıştır. Bu destek, o dönemde hayati bir sosyal güvenlik ağı işlevi görmüştür.
Güncel Durum: Bu özel nakdi destek programı sona ermiştir. 2026 yılında, bölgesel ekonomik krizler veya afetler durumunda devreye girecek temel mekanizma, 4447 Sayılı Kanun kapsamındaki genel Kısa Çalışma Ödeneği'dir. Ödenek tutarları artık geçmiş dönem rakamları üzerinden değil, 2026 yılı asgari ücret seviyeleri ve çalışanın son prime esas kazançları üzerinden güncel olarak hesaplanmaktadır.
Mücbir Sebep ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Prim Yükümlülükleri
2023 Kararnamesi'nde belirtilen sosyal güvenlik yükümlülüklerine ilişkin otomatik uzatmalar geçici nitelikteydi.
Güncel Durum: Hatay ve Kahramanmaraş gibi depremden en ağır şekilde etkilenen illerde, SGK prim ödemeleri ve vergi beyannameleri için “Mücbir Sebep” mücbir sebep” hali, idari kararlarla belirli dönemler için uzatılmıştır. İşverenlerin, 2026 yılında devam eden muafiyet veya tecil (erteleme) imkânlarından yararlanabilmek için yerel müdürlükler nezdinde güncel durumlarını teyit etmeleri gerekmektedir.
Dava Şartı Arabuluculuk, Zaman Aşımı ve Hak Düşürücü Süreler
Deprem döneminde toplu iş sözleşmesi süreçleri ve yargılama usullerine ilişkin durdurulan süreler uzun süre önce yeniden işlemeye başlamıştır.
Güncel Durum: Hak kaybına uğramamak adına, tüm hukuki işlemlerin 2026 yılında geçerli olan standart zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere uygun olarak yürütülmesi gerekmektedir. Özellikle işçilik alacakları ve işe iade taleplerinde 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu bir dava şartı olduğundan ve sürelerin durması uygulaması sona erdiğinden, bu prosedürlerin atlanması hâlinde davanın usulden reddi ile karşı karşıya kalınmaması için dikkatli olunmalıdır.
İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Yükümlülükleri
2026 yılında yargıya taşınan birçok uyuşmazlığın odağını, çalışma ortamının güvenliği oluşturmaktadır.
Güncel Durum: İşverenlerin, deprem bölgesindeki binaların ve çalışma sahalarının güvenliğini 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca belgeleme yükümlülüğü devam etmektedir. Hasarlı veya riskli olduğu teknik tespitlerle ortaya konulan yapılarda çalışmaya zorlanması, işçiye “haklı nedenle fesih” imkânı tanıyabileceği gibi, işverenini işverenin ağır tazminat yükümlülükleri ile karşılaşmasına neden olabilmektedir.
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.
[View Source]