- within Transport topic(s)
İş hukuku, doğası gereği, sözleşmenin zayıf tarafı olarak kabul edilen işçiyi koruma ilkesine dayanır.1 İşçinin, işveren karşısında pazarlık gücünün sınırlı olması gerçeği, bu koruma ihtiyacını milletlerarası alana da taşımaktadır.Uluslararası çalışma ilişkilerinin artmasıyla birlikte, bu sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda hangi ülke hukukunun uygulanacağı sorusu, Milletlerarası Özel Hukuk alanında temel tartışmaları beraberinde getirmiştir.2
Özellikle son yıllarda, çoğunlukla inşaat, uluslararası denizcilik gibi sektörlerde yurt dışında çalıştırılmak üzere Türkiye'den başka ülkelere götürülen Türk işçilerin taraf oldukları uyuşmazlıklarda söz konusu durumun birtakım farklı uygulamalara yol açtığı görülmektedir. Ülkemizde anılan yabancı unsurlu iş sözleşmeleri bakımından Türk mahkemeleri tarafından çoğu zaman kamu düzeni, işverenlerin organik bağı şeklinde ileriye götürülen bir bakış açısı ile halihazırda uygulanmakta olan MÖHUK madde 27; " (1) iş sözleşmeleri, işçinin mutat işyeri hukukunun emredici hükümleri uyarınca sahip olacağı asgari koruma saklı kalmak kaydıyla, tarafların seçtikleri hukuka tabidir.(2) Tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları halinde iş sözleşmesine, işçinin işini mutat olarak yaptığı işyeri hukuku uygulanır. İşçinin işini geçici olarak başka bir ülkede yapması halinde, bu işyeri mutat işyeri sayılmaz. (3) İşçinin işini belirli bir ülkede mutat olarak yapmayıp devamlı olarak birden fazla ülkede yapması halinde iş sözleşmesi, İşverenin esas işyerinin bulunduğu ülke hukukuna tabidir. (4) Ancak halin bütün şartlarına göre iş sözleşmesiyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması halinde sözleşmeye ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri yerine bu hukuk uygulanabilir" hükmü mevcut ise de bu hükmün uygulama alanı bulamadığı, bu tip yurt dışı hizmet akitleri bakımından ortaya çıkan uyuşmazlıklarda Türk unsurunun daha baskın olması nedeniyle MÖHUK m. 27 göz ardı edilmekteydi.3
Küresel anlamda hızlı bir ivmeyle inşaat sektöründe yaşanan gelişmeler ve özellikle Türk işçi ve Türk işveren ya da iştiraklerinin arasında ortaya çıkan uyuşmazlıkların sayısının da giderek artması ile Türk Mahkemeleri nezdinde Kanunun uygulanması bakımından farklı yorumların ortaya çıkmış ve nihayetinde Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 27. maddesinin Anayasa'ya uygunluğunun sorgulanmasına kadar varan bir süreç gelişmiştir.
Belirtmek gerekir ki, MÖHUK'un 27. Maddesi, yabancılık unsurlu iş sözleşmelerine uygulanacak hukuku düzenlemektedir. Ancak, maddenin eski hali hakkında ortaya çıkan farklı yargı kararları ve yorumlar, 2023 yılında konunun Anayasa Mahkemesi'ne taşınmasına neden olmuştur.4 Güncel tartışmaların temelinde, Yıldız'ın da değindiği üzere İŞKUR nezaretinde imzalanan standart sözleşmelerde, uyuşmazlığa işin yapıldığı ülke hukukunun uygulanacağının kararlaştırılması ve söz konusu ülke hukuklarının çoğu zaman Türk Hukukuna kıyasla daha az koruma sağlaması yatmaktadır. 5
Özellikle 1990'lar ve 2000'lerin başında Yargıtay, yurtdışına götürülen işçilerle ilgili uyuşmazlıklarda hemen her seferinde Türk hukukunu uygulamaktaydı6. Son dönemde ise Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bazı uyuşmazlıklarda sözleşmede belirlenen yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde kararlar vermeye başlamıştır. Bu görüş değişikliği ile, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleriyle Yargıtay arasında görüş ayrılıkları meydana gelmiş ve nihayetinde anayasal denetime zemin hazırlanmıştır. İtirazın temelinde, 5718 sayılı Kanun'un 27/1 ve 2. fıkralarının, Anayasa'nın sosyal devlet m. 2 ve çalışma hakkı m. 49 ilkeleriyle çeliştiği argümanı yer almaktadır.
Söz konusu Anayasa Mahkemesi'nin 2024 tarihli iptal kararı 7 ve hemen ardından yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin, yabancılık unsurlu iş sözleşmelerine uygulanacak hukuk konusunda yeni bir dönemi başlattığı söylenebilecektir.
Yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmeleri, en genel tanımıyla, işçi veya işveren açısından birden fazla ülkeyi ilgilendiren çalışma ilişkileri olarak adlandırılmaktadır.Bu durum, işçinin veya işverenin yabancı ülke vatandaşı olması, işverenin işletme merkezinin yurt dışında bulunması ya da işin fiilen başka bir ülkede yapılması gibi çeşitli şekillerde ortaya çıkabilir8. Böyle bir sözleşmeden doğan uyuşmazlıkta "hangi ülkenin hukuku uygulanacak" sorusu, kanunlar ihtilafı kuralları çerçevesinde çözülmektedir9. Hukukumuzda bu konuda özel düzenleme, 5718 sayılı MÖHUK'un 27. maddesinde yer almaktadır. Bu madde, iş sözleşmelerine uygulanacak hukuk konusunda hem tarafların iradesine yani hukuk seçimine hem de belirli bağlama noktalarına göre uygulanacak hukuku belirleyen karma bir yapıya sahiptir.10
Kanun koyucu, 7550 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile "(1) İş sözleşmeleri, işçinin mutad işyeri hukukunun emredici hükümleri uyarınca sahip olacağı asgarî koruma saklı kalmak üzere, tarafların sözleşmeyle belirledikleri hukuka tâbidir." "(4) Ancak hâlin bütün şartlarına göre işin yapıldığı yer hukukunun işin yapıldığı sırada uygulanmak zorunda olan hükümleri hariç olmak üzere, iş sözleşmesiyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması hâlinde sözleşmeye birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri yerine bu hukuk uygulanabilir." denilerek Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 27 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları değiştirilmiştir.
7550 sayılı Kanun ile MÖHUK 27'de yapılan en önemli revizyon, maddenin dördüncü fıkrasında gerçekleşmiştir.Kanun koyucu, bu değişiklikle AYM'nin işaret ettiği, hukuk seçimi olsa dahi daha sıkı ilişkili hukukun uygulanabilmesi sorununu çözmeyi amaçlamıştır.11
Yeni 27/4 fıkrası, daha sıkı ilişkili hukuku uygulama imkanını, yalnızca hukuk seçimi yapılmayan hallerle sınırlı olmaktan çıkarıp, hukuk seçimi yapılmış hallere de taşımıştır.
Yeni düzenlemenin getirdiği kritik bir istisna ise, "işin yapıldığı yer hukukunun işin yapıldığı sırada uygulanmak zorunda olan hükümleri hariç" tutulmasıdır.Bu istisnanın, işin yapıldığı sırada uygulanmak zorunda olan hükümler arasında sayılabilecek çalışma süresi, ulusal bayram ve genel tatil günleri, yıllık izin, fazla çalışma ve ara dinlenme gibi hükümlere öncelik verdiği söylenebilecektir.12
MÖHUK 27 uyarınca, yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesine uygulanacak hukuk genel hatlarıyla şu şekilde tespit edilir
- Tarafların hukuk seçimi: Taraflar sözleşmede açıkça bir hukuk seçmişlerse, iş sözleşmesi kural olarak seçilen hukuka tabidir. Ancak işçinin mutad işyeri hukukunun işçiye sağladığı emredici asgari koruma saklı tutulur. Bu ifade, taraflar bir hukuk seçse bile, işçinin normalde çalıştığı ülkenin zorunlu iş hukuku hükümleriyle sağlanan asgari haklarının ortadan kaldırılamayacağını garanti altına alır. Başka bir deyişle, seçilen yabancı hukuk, mutad işyeri hukukunun işçiye tanıdığı asgari korumadan daha lehe hükümler içeriyorsa uygulanabilir; aksi halde işçinin asgari hakları korunacaktır. 13 Bu korumayı sağlamak için somut olayda seçilen hukuk ile mutad işyeri hukuku arasında bir yarar karşılaştırması yapılması gerekir. 14 Eğer seçilen hukuk, işçinin mutad işyeri hukukundan daha az koruma sağlıyorsa, seçilen hukuk bu konuda uygulanmaz, mutad işyeri hukuku devreye girer.
- Taraflar hukuk seçmemişse: Taraf iradesiyle bir hukuk belirlenmemişse, iş sözleşmesine ilişkin uyuşmazlık MÖHUK 27'ye göre kademeli olarak aşağıdaki şekilde çözümlenecektir.
1. İşin mutad olarak yapıldığı ülke hukuku: Hukuk seçimi yapılmadığında ya da yapılan seçim geçersiz kaldığında, uygulanacak hukuk işçinin işini sürekli ve düzenli olarak ifa ettiği yerin hukuku, öncelikli uygulanacak hukuk olarak belirlenir. MÖHUK 27/2'nin ikinci cümlesi uyarınca, işçinin işinigeçici olarakbaşka bir ülkede yapması halinde bu işyeri mutad işyeri sayılmamaktadır.
2. İşverenin esas işyerinin bulunduğu ülke hukuku: İşçinin sürekli çalıştığı tek bir ülke yoksa ve faaliyetleri devamlı olarak birden fazla ülkeye yayılıyorsa, üçüncü fıkra devreye girer. Bu durumda sözleşmeye, işverenin esas işyerinin bulunduğu ülke hukuku uygulanır.
3. Sözleşmeyle daha sıkı ilişkili hukuk: Taraflar açık veya zımni bir hukuk seçimi yapmamışsa ya da yaptıkları seçim geçersiz kalmışsa, son aşamada iş sözleşmesiyle daha sıkı ilişkili olan ülke hukuku devreye girebilir. Daha sıkı ilişki, sözleşmenin bütün koşulları değerlendirildiğinde, sözleşmenin en güçlü bağlara sahip olduğu hukuku ifade eder. Yeni MÖHUK 27/4, halin bütün şartlarına göre iş sözleşmesiyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması halinde, M. 27/1, 2 ve 3 hükümleri yerine bu hukukun uygulanabileceğini öngörerek hakime takdir yetkisi vermektedir.15
Bu "daha sıkı ilişki" kavramı, sözleşmenin bütün koşulları değerlendirildiğinde, sözleşmenin en güçlü bağlara sahip olduğu hukuku ifade eder.Kriterler arasında işçinin ve işverenin uyruğu, sözleşmenin dili, imzalandığı yer, işin ifa edildiği yer, ücretin ödendiği para birimi ve sosyal güvenlik bağları yer alabilir. 16
Burada değinmekte fayda olduğunu düşündüğümüz; kanunlar ihtilafı kurallarına göre yabancı hukukun belirlenmesi, bu hukukun uygulanmasının iki temel sınırına tabi olup bu bağlamda Türk Mahkemelerinin de Türk hukukunu uygulamakta çokça başvurdukları kamu düzeni ve doğrudan uygulanan kurallara bakmak gerekir. MÖHUK m.5 gereğince, yetkili yabancı hukukun belirli olaya uygulanan bir hükmü Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz;hükmünü ihtiva eder. Söz gelimi yabancılık unsurlu iş ilişkilerinde, yukarıdaki kurallar sonucunda uygulanacak hukuk yabancı bir hukuk olsa bile, Türk hukukunun temel kamu yararını ilgilendiren bazı kuralları gerektiğinde yine de uygulanabilecektir.
Nitekim Yargıtay, geçmişte yabancı hukukun uygulandığı durumlarda dahi kıdem tazminatı gibi bazı hakları Türk kamu düzenine ilişkin sayarak Türk hukukunun uygulanması gerektiğine hükmetmiştir. Örneğin Yıldız'dan alıntılanan 1992 tarihli bir Yargıtay kararında, Libya'da çalışan Türk işçisinin iş sözleşmesine Libya hukuku uygulanması gerekse bile, 1475 sayılı İş Kanunu'nun kıdem tazminatına ilişkin 14. maddesinin Türk kamu düzeni ile ilgili olduğu vurgulanmış; bu sebeple uyuşmazlığın Türk hukukuna göre çözülmesi gerektiği belirtilmiştir. 17 Ancak buradaki gerekçenin MÖHUK anlamında sağlıklı bir gerekçe olduğunu söyleyebilir miyiz? Örneğin kıdem tazminatının var olmaması hali ile daha az olması hali, hukuki koruma bakımından aynı sorunu yaratmakta mıdır? Bir diğer haliyle iş hukukunun karma yapısı ve emredici maddelerinin kapsamı düşünüldüğünde- kamu düzenini ilgilendirmeyen – bir alanı mevcut mudur?
Yargıtay pratiği incelendiğinde, mahkemelerin çoğunlukla yabancı hukukun içeriğini araştırmadan, kıdem tazminatının olmaması veya iş güvencesi hükümlerinin bulunmaması gibi durumları kamu düzeni ihlali sayarak doğrudan Türk Hukuku'nu uygulama eğiliminde olduğu görülmektedir.18 Bu uygulama, eleştiriye açıktır; zira kamu düzeni müdahalesi istisnai olmalıdır, yabancı hukukun uygulanması sonucunda Anayasal temel değerleri özünden sarsan bir sonucun ortaya çıkması halinde devreye girmelidir.19 Yargıtay'ın bu yaklaşımı, işverenlerin Türk işçisi istihdamından kaçınmasına neden olmakta 20 ve hukuki belirsizlikleri artırmaktadır.
Doğrudan uygulanan kurallar, tarafların iradesinden veya kanunlar ihtilafı kurallarından bağımsız olarak, devletin sosyal, ekonomik veya politik menfaatlerini gerçekleştirmeyi amaçlayan, mutlak surette uygulanacak normlardır.21 İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin hükümler, günlük ve haftalık çalışma süreleri gibi kurallar, genellikle ülkesel nitelik taşır ve bu sebeple doğrudan uygulanan kural olarak kabul edilirler.22 MÖHUK m. 27/4 hükmünün, daha sıkı ilişkili hukuk uygulansa dahi, "işin yapıldığı yer hukukunun işin yapıldığı sırada uygulanmak zorunda olan hükümlerinin" hariç tutması, yeni hükmün doğrudan uygulanan kuralların bu ülkesellik etkisini teyit ettiği anlamına gelmektedir. 23
Anayasa Mahkemesi'nin de MÖHUK 27/1 hükmünü iptal gerekçelerini incelediğimizde kamu düzeni vurgusunun ağır bastığını görmekteyiz.
Yabancılık unsurlu iş sözleşmelerine uygulanacak hukuk konusunda ortaya çıkan farklı yargı kararları ve yorumlar, 2023 yılında konuyu Anayasa Mahkemesi'ne taşınmıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi ile ilk derece iş mahkemeleri, 24 MÖHUK 27. maddenin özellikle birinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla itiraz yoluna başvurmuştur. Anayasa Mahkemesi de 5 Kasım 2024 tarihinde verdiği kararla (2023/158 E., 2024/187 K.), MÖHUK m. 27/1 hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş; karar 32837 sayılı ve 10 Mart 2025 tarihli Resmî Gazete 'de yayımlanmıştır. Mahkeme, iptal kararının 6 ay sonra yürürlüğe girmesini öngörerek yasama organına bu süre zarfında düzenleme yapma imkanı tanımıştır.
Anayasa Mahkemesi'nin incelemesindeki temel mesele, iş sözleşmelerinde taraflara tanınan hukuk seçimi imkanının, Anayasa'nın 49. maddesinde düzenlenen çalışanların korunması ilkesine aykırı olup olmadığıdır. Kararda Anayasa'nın 49. maddesinin, devletin çalışanları korumak ve çalışmayı desteklemek yönünde pozitif yükümlülükleri bulunduğu ortaya konulmuş ve Mahkeme'nin kanun koyucunun takdiriyle bağlı olmakla birlikte, yabancılık unsuru içeren iş sözleşmelerine uygulanacak hukuku belirleyen kuralın bu pozitif yükümlülükle çelişmemesi gerektiği vurgulanmıştır. 25
Anayasa Mahkemesi, MÖHUK 27/1 hükmünde böyle bir güvencenin eksik olduğunu tespit etmiştir. Zira 27. maddenin dördüncü fıkrası, taraflar hukuk seçmemişse iş sözleşmesiyle daha sıkı ilişkili hukukun uygulanabileceğini belirtmekteydi; ancak taraflar hukuk seçimi yapmışsa bu daha sıkı ilişki kuralı devre dışı kalmaktaydı. Yani sözleşmeye bir hukuk seçimi konduğunda, sözleşmenin aslında başka bir ülkeyle daha güçlü bağları olsa ve o ülke hukuku işçiye daha yüksek koruma sağlasa bile, eski düzenlemede bu hukuku uygulamaya imkan yoktu. Anayasa Mahkemesi kararında, sözleşmenin daha sıkı ilişkili olduğu hukukun her zaman mutad işyeri hukuku ile aynı ülke olmak zorunda olmadığını, maddenin gerekçesinde de bu ihtimalin ifade edildiğini belirtmiştir.
Anayasa Mahkemesi ayrıca, işçinin işverene kıyasla zayıf konumda olduğunun altını çizerek, uygulamada hukuk seçimi konusunda pazarlık gücünün oldukça sınırlı olduğunu vurgulamıştır. Sonuç olarak kuralın, çalışma hakkına dair Anayasa'nın 49. maddesine aykırı olduğu kanaatine varılmıştır. Anayasa Mahkemesi oy çokluğuyla aldığı kararda, hukuka aykırı bu durumun düzeltilmesi gereğiyle 27/1'i iptal etmiştir.
İptal Kararının Ardından 7550 Sayılı Kanun ile yeni düzenlemeler getirilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra kanun koyucu, ortaya çıkan hukuki boşluğu doldurmak üzere hızla harekete geçmiş ve böylece 7550 sayılı Kanunun 18. maddesi ile MÖHUK 27. maddeye ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Bu kanun, 4 Haziran 2025 tarihli Resmî Gazete 'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir – böylece Anayasa Mahkemesi kararının 6 aylık süresi dolmadan yeni kurallar yürürlüğe konmuştur.
Ancak iptal hükmünün ardından 7550 sayılı Kanun ile yalnızca MÖHUK 27. maddenin birinci fıkrasında değil, dördüncü fıkrasında da değişiklik yapılmıştır, 2. ve 3. fıkralar ise korunmuştur. Yeni düzenlemelerin özüne bakıldığında, kanun koyucunun Anayasa Mahkemesi'nin işaret ettiği eksiklikleri gidermeyi hedeflediği görülmektedir:
- MÖHUK 27/1'deki değişiklik: Birinci fıkranın dili kısmen gözden geçirilerek, tarafların hukuk seçimi yapma serbestisi, işçinin mutad işyeri hukukunun emredici hükümlerinin sağladığı asgari koruma saklı kalmak kaydıyla korunmuştur. Aslında eski ve yeni metin içerik olarak büyük ölçüde benzerdir; her ikisinde de iş sözleşmelerinde tarafların sözleşmeyle belirledikleri hukukun geçerli olacağı, ancak bu seçimin işçinin mutad işyeri hukukunca sağlanan asgari hakları ortadan kaldıramayacağı ifade edilmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin de kabul ettiği üzere hukuk seçimi ilkesi esasen öz olarak korunmaktadır.
- MÖHUK 27/4'teki değişiklik: Dördüncü fıkra en önemli revizyonu içermektedir. Eski haliyle 27/4, "halin bütün şartlarına göre iş sözleşmesiyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması halinde sözleşmeye ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri yerine bu hukuk uygulanabilir" şeklindeydi. Bu ifade, sadece tarafların hukuk seçimi yapmadığı durumlarda daha sıkı ilişkili hukuka geçişe imkan tanıyorken; eğer taraflar bir hukuk seçmişse buna izin vermiyordu. Yeni düzenleme ise dördüncü fıkrayı "... daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması halinde sözleşmeye birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri yerine bu hukuk uygulanabilir" şeklinde değiştirmiştir. Böylece artık tarafların hukuk seçimi yapmış olması durumunda dahi daha sıkı ilişkili hukukun uygulanabilmesinin yolu açılmıştır. Mahkemenin işaret ettiği, işçinin lehine olabilecek bir hukukun, sözleşmede aksi kararlaştırılması halinde devre dışı kalması sorunu bu yolla çözülmeye çalışılmıştır. Bununla birlikte, yeni 27/4 metnine önemli bir ekleme yapılarak "ancak halin bütün şartlarına göre işin yapıldığı yer hukukunun işin yapıldığı sırada uygulanmak zorunda olan hükümleri hariç olmak üzere" ibaresi eklenmiştir. Bu kayıt, işin fiilen yapıldığı ülkenin zorunlu uygulanan kurallarını saklı tutmaktadır. Burada belirlenen kıstasın yurtdışında işin fiilen yapılan ülkenin zorunlu uygulanan kuralları hali; yurtdışındaki kurallara göre örneğin UBGT günleri, fazla çalışma bakımından yurtdışı ülkesinin emredici hükümlerinin sınırını tartışmaya açık hale gelmiştir. Bu hususta Yargıtay'ın son tarihlerde yaptığı Umman26, Rusya gibi ülkelerin çalışma süreleri bakımından öncelik verdiğini görmekteyiz. 27 Buradaki istisna gereğince tatil günü çalışma denildiğinde; Mahkemenin sıkı ilişkiyi mi yoksa işin yapıldığı yer mi dikkate alınacaktır?
Bu yeni düzenlemelerle birlikte esasen Mahkemelere daha geniş bir sıkı ilişki tespiti yetkisi verildiği söylenebilecekse de yeni hükümle birlikte, işçi lehine olup olmadığı gözetilmeden başka ülkenin kuralına üstünlük sağlandığı, yani amaç ile sonucun uyuşmadığı bu halde daha sıkı ilişkili olsa da halin şartları gereği yurtdışı ülke hukukuna öncelik verildiği anlamı kanunun lafzı gereği ortaya çıkabilmektedir.
Son tahlilde Yeni MÖHUK m. 27/4 düzenlemesi, yargı pratiğine geçmişte kullanılan "kamu düzeni" veya "organik bağ"28 gibi dolaylı ve teorik tartışmalara yol açan araçlar yerine, bir takdir yetkisi tanıyarak hukuk seçimi yapılmış olsa bile hakime, işçiye daha lehe koruma sağlayan daha sıkı ilişkili hukuku uygulama yetkisi vererek, Anayasal koruma yükümlülüğünü yasal zemine oturttuğu söylenebilecekse de maddedeki "işin fiilen yapıldığı ülkenin zorunlu uygulanan kurallarını " hariç tutarak esasen elde etmek istediği amacın tersine bir değişiklik getirilmiş olduğu da söylenebilecektir.
Footnotes
1. ZENCİR YUMUŞAKBAŞ, Gamze Nur, Yabancılık Unsuru Taşıyan İş Sözleşmelerine Uygulanacak Hukuk (Yüksek Lisans Tezi), İstanbul 2019, s. 4.2. KORKMAZ, Alperen, Yurtdışına Çalıştırılmak Üzere Götürülen Türk İşçilerin İş Hukuku Bakımından Korunması, Gazi Ünv. Sosyal Bilimler Enst., Yüksek Lisans Tezi, 2019, s.129
3. YILDIZ, Gaye Burcu, "MÖHUK 27/1 Hükmünün Anayasa Mahkemesi Tarafından İptali ve 7750 Sayılı Kanun ile Getirilen Yeni Düzenleme Kapsamında Yabancılık Unsuru Taşıyan İş Sözleşmelerine Uygulanacak Hukuk, Çalışma ve Toplum, Sayı: 86, C.3, s.996 , (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı, E. 2010/1 K. 2012/1 T. 10.02.2012).
4. ANAYASA MAHKEMESİ KARARI, E. 2023/158, K. 2024/187, T. 5/11/2024, RG 10 Mart 2025, S. 32837.
5. YILDIZ, Gaye Burcu, "MÖHUK 27/1 Hükmünün Anayasa Mahkemesi Tarafından İptali ve 7750 Sayılı Kanun ile Getirilen Yeni Düzenleme Kapsamında Yabancılık Unsuru Taşıyan İş Sözleşmelerine Uygulanacak Hukuk, Çalışma ve Toplum, Sayı: 86, C.3, s.1009
6. YILDIZ, Gaye Burcu, "MÖHUK 27/1 Hükmünün Anayasa Mahkemesi Tarafından İptali ve 7750 Sayılı Kanun ile Getirilen Yeni Düzenleme Kapsamında Yabancılık Unsuru Taşıyan İş Sözleşmelerine Uygulanacak Hukuk, Çalışma ve Toplum, Sayı: 86, C.3, s.997,999
7. ANAYASA MAHKEMESİ KARARI, E. 2023/158, K. 2024/187, T. 5/11/2024, RG 10 Mart 2025, S. 32837.
8. ZENCİR YUMUŞAKBAŞ, Gamze Nur, Yabancılık Unsuru Taşıyan İş Sözleşmelerine Uygulanacak Hukuk (Yüksek Lisans Tezi), İstanbul 2019, s. 61.
9. KORKMAZ, Alperen, Yurtdışına Çalıştırılmak Üzere Götürülen Türk İşçilerin İş Hukuku Bakımından Korunması, Gazi Ünv. Sosyal Bilimler Enst., Yüksek Lisans Tezi, 2019, s.84
10. ZENCİR YUMUŞAKBAŞ, Gamze Nur, Yabancılık Unsuru Taşıyan İş Sözleşmelerine Uygulanacak Hukuk (Yüksek Lisans Tezi), İstanbul 2019, s. 82
11. YILDIZ, Gaye Burcu, "MÖHUK 27/1 Hükmünün Anayasa Mahkemesi Tarafından İptali ve 7750 Sayılı Kanun ile Getirilen Yeni Düzenleme Kapsamında Yabancılık Unsuru Taşıyan İş Sözleşmelerine Uygulanacak Hukuk, Çalışma ve Toplum, Sayı: 86, C.3, s.1015
12. YILDIZ, Gaye Burcu, "MÖHUK 27/1 Hükmünün Anayasa Mahkemesi Tarafından İptali ve 7750 Sayılı Kanun ile Getirilen Yeni Düzenleme Kapsamında Yabancılık Unsuru Taşıyan İş Sözleşmelerine Uygulanacak Hukuk, Çalışma ve Toplum, Sayı: 86, C.3, s. 1014
13. KORKMAZ, Alperen, Yurtdışına Çalıştırılmak Üzere Götürülen Türk İşçilerin İş Hukuku Bakımından Korunması, Gazi Ünv. Sosyal Bilimler Enst., Yüksek Lisans Tezi, 2019, s.96
14. DOĞAN, Vahit (Ed.), Çalıştırılmak Üzere Yurt Dışına Götürülen İşçilerin Bireysel İş Sözleşmelerinden Doğan Uyuşmazlıklar, 1. Baskı, Ankara, Ekim 2023.s. 59
15. YILDIZ, Gaye Burcu, "MÖHUK 27/1 Hükmünün Anayasa Mahkemesi Tarafından İptali ve 7750 Sayılı Kanun ile Getirilen Yeni Düzenleme Kapsamında Yabancılık Unsuru Taşıyan İş Sözleşmelerine Uygulanacak Hukuk, Çalışma ve Toplum, Sayı: 86, C.3, s. 1012
16. YILDIZ, Gaye Burcu, "MÖHUK 27/1 Hükmünün Anayasa Mahkemesi Tarafından İptali ve 7750 Sayılı Kanun ile Getirilen Yeni Düzenleme Kapsamında Yabancılık Unsuru Taşıyan İş Sözleşmelerine Uygulanacak Hukuk, Çalışma ve Toplum, Sayı: 86, C.3, s. 1001
17. YILDIZ, Gaye Burcu, "MÖHUK 27/1 Hükmünün Anayasa Mahkemesi Tarafından İptali ve 7750 Sayılı Kanun ile Getirilen Yeni Düzenleme Kapsamında Yabancılık Unsuru Taşıyan İş Sözleşmelerine Uygulanacak Hukuk, Çalışma ve Toplum, Sayı: 86, C.3, s. 997
18. ZENCİR YUMUŞAKBAŞ, Gamze Nur, Yabancılık Unsuru Taşıyan İş Sözleşmelerine Uygulanacak Hukuk (Yüksek Lisans Tezi), İstanbul 2019, s. 129
19. ZENCİR YUMUŞAKBAŞ, Gamze Nur, Yabancılık Unsuru Taşıyan İş Sözleşmelerine Uygulanacak Hukuk (Yüksek Lisans Tezi), İstanbul 2019, s. 149
20. KORKMAZ, Alperen, Yurtdışına Çalıştırılmak Üzere Götürülen Türk İşçilerin İş Hukuku Bakımından Korunması, Gazi Ünv. Sosyal Bilimler Enst., Yüksek Lisans Tezi, 2019, s.173
21. ZENCİR YUMUŞAKBAŞ, Gamze Nur, Yabancılık Unsuru Taşıyan İş Sözleşmelerine Uygulanacak Hukuk (Yüksek Lisans Tezi), İstanbul 2019, s. 145
22. KORKMAZ, Alperen, Yurtdışına Çalıştırılmak Üzere Götürülen Türk İşçilerin İş Hukuku Bakımından Korunması, Gazi Ünv. Sosyal Bilimler Enst., Yüksek Lisans Tezi, 2019, s.147
23. YILDIZ, Gaye Burcu, "MÖHUK 27/1 Hükmünün Anayasa Mahkemesi Tarafından İptali ve 7750 Sayılı Kanun ile Getirilen Yeni Düzenleme Kapsamında Yabancılık Unsuru Taşıyan İş Sözleşmelerine Uygulanacak Hukuk, Çalışma ve Toplum, Sayı: 86, C.3, s. 1013
24. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E.2023/158 E. ,İstanbul 10. İş Mahkemesi, E.2023/187 E., Ankara 11. İş Mahkemesi, E.2024/100 E.
25. YILDIZ, Gaye Burcu, "MÖHUK 27/1 Hükmünün Anayasa Mahkemesi Tarafından İptali ve 7750 Sayılı Kanun ile Getirilen Yeni Düzenleme Kapsamında Yabancılık Unsuru Taşıyan İş Sözleşmelerine Uygulanacak Hukuk, Çalışma ve Toplum, Sayı: 86, C.3, s. 1000
26. GÜRSEL, İlke, Milletlerarası Özel Hukukta İş Sözleşmelerinden Kaynaklanan Uyuşmazlıklara Uygulanacak Hukuk – Yargıtay Karar İncelemesi, Sicil, S.46, 2021/II, s. 161
27. Vahit Doğan (Ed.), Çalıştırılmak Üzere Yurt Dışına Götürülen İşçilerin Bireysel İş Sözleşmelerinden Doğan Uyuşmazlıklar, 1. Baskı, Ankara, Ekim 2023, s. 61
28. ZENCİR YUMUŞAKBAŞ, Gamze Nur, Yabancılık Unsuru Taşıyan İş Sözleşmelerine Uygulanacak Hukuk (Yüksek Lisans Tezi), İstanbul 2019, s. 128
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.